Çocuğunuz zorlandığında, sınavdan önce kaygılandığında ya da ödevini yapmak istemediğinde ona “Sen yaparsın.” demek oldukça doğal gelir. Çoğu zaman bu cümleyi iyi niyetle, çocuğa güvendiğimizi hissettirmek için kurarız. Peki “Sen yaparsın.” demek gerçekten her zaman motive eder mi?
Aklımızdan geçen niyetler genellikle benzerdir: “Ona güvendiğimi hissetsin.”, “Cesaretlensin.”, “Vazgeçmesin.” Ancak burada önemli olan yalnızca söylediğimiz cümle değildir. Çocuğun o cümleyi nasıl anlamlandırdığı ve o anda neye ihtiyaç duyduğu da en az cümlenin kendisi kadar önemlidir.
Bu yazıda “Sen yaparsın.” cümlesinin neden her çocukta aynı etkiyi oluşturmadığını, araştırmaların motivasyon ve övgü hakkında ne söylediğini ve çocuğunuz “Yapamayacağım.” dediğinde yerine neler söyleyebileceğinizi örneklerle ele alıyoruz.
Kısa cevap: Hayır, her zaman değil. “Sen yaparsın.” iyi niyetli ve destekleyici bir cümledir. Ancak çocuk konuyu anlamadığı, görevi çok büyük gördüğü ya da hata yapmaktan korktuğu için zorlanıyorsa, ihtiyacı daha fazla cesaret değil, nereden başlayacağını bulmaktır. Bu durumda güveninizi dile getirip ilk adımı birlikte belirlemek çok daha işlevsel olur.
İçindekiler
- “Sen Yaparsın” Cümlesi Neden Her Çocukta Aynı Etkiyi Oluşturmaz?
- Araştırmalar Motivasyon Hakkında Ne Söylüyor?
- Güven Vermek ile Baskı Oluşturmak Arasındaki Fark
- “Sen Çok Zekisin” ile “Bu Soruda Farklı Bir Yol Denedin” Aynı Şey Değil
- Çocuğun İhtiyacı Her Zaman Daha Fazla Motivasyon Değildir
- Motivasyonu Küçük Bir Başlangıçla Desteklemek
- “Sen Yaparsın” Yerine Ne Söyleyebilirsiniz?
- Övgüde Sonuca Değil, Davranışa Odaklanın
- Ebeveyn Desteği ile Sorumluluğu Üstlenmek Aynı Şey Değildir
- Sınav ve Deneme Sonrasında “Sen Yaparsın” Demek
- Ebeveyn Olarak Kendinize Sorabileceğiniz 3 Soru
- Peki “Sen Yaparsın” Hiç Söylenmemeli mi?
- Sıkça Sorulan Sorular
- Sonuç: Çocuğa Güvenmek Her Zaman “Sen Yaparsın” Demek Değildir
- Kaynaklar ve Yöntem
“Sen Yaparsın” Cümlesi Neden Her Çocukta Aynı Etkiyi Oluşturmaz?
Bir çocuk “Yapamayacağım.” dediğinde aslında birbirinden çok farklı şeyler anlatıyor olabilir. Belki konuyu anlamamıştır. Belki görevi çok büyük görüyordur ya da nereden başlayacağını bilmiyordur.
Belki hata yapmaktan çekiniyordur. Belki de daha önce başarısız olduğu için bu kez de olmayacağını düşünüyordur. Bu durumların hepsine yalnızca “Sen yaparsın.” diye karşılık vermek, aynı ihtiyaca cevap vermeyebilir.
Aşağıdaki tablo, aynı cümlenin arkasında saklanabilecek farklı anlamları özetliyor.
| Çocuğun söylediği | Arkasındaki olası düşünce | Asıl ihtiyacı |
|---|---|---|
| “Anlamıyorum ki.” | Konuyu ya da soruyu kavrayamadım. | Açıklama, örnek veya farklı bir anlatım |
| “Bu çok fazla.” | Görev gözümde büyüdü. | Görevi küçük parçalara ayırmak |
| “Nereden başlayacağım?” | Bir plan kuramıyorum. | İlk adımı birlikte belirlemek |
| “Ya yanlış yaparsam?” | Hata yapmaktan çekiniyorum. | Denemenin güvenli olduğunu hissetmek |
| “Yine olmayacak.” | Geçmişteki başarısızlık aklımda. | Küçük bir başarı deneyimi yaşamak |
Örneğin “Yapamayacağım.” diyen bir çocuğun asıl sorunu görevin zorluğuysa, onu cesaretlendirmek yerine görevi daha yönetilebilir hale getirmek daha anlamlı olur. Bu noktada şöyle bir cümle işe yarayabilir:
“Şu an sana zor geliyor olabilir. Önce nerede zorlandığını bulalım.”
Bu yaklaşım, çocuğun yaşadığı güçlüğü reddetmeden çözüm aramasına yardım eder. Böylece çocuk hem duygusunun görüldüğünü hisseder hem de somut bir yol bulur.

Araştırmalar Motivasyon Hakkında Ne Söylüyor?
Araştırmalar, çocukların motivasyonunun yalnızca dışarıdan söylenen cesaretlendirici cümlelerle açıklanamayacağını gösteriyor. Öz belirleme kuramına (insanın kendi isteğiyle harekete geçmesini inceleyen motivasyon kuramı) göre motivasyon, üç temel psikolojik ihtiyaçla yakından ilişkilidir:
- Özerklik: Çocuğun yaptığı işi kendi seçimiymiş gibi hissedebilmesi.
- Yeterlik: Çocuğun bir işi başarabilecek beceriye sahip olduğunu deneyimlemesi.
- İlişki kurma: Çocuğun önemsendiğini ve desteklendiğini hissetmesi.
Bureau ve arkadaşlarının 144 çalışmayı ve 79.000’den fazla öğrenciyi kapsayan meta analizi (2022), bu üç ihtiyaç arasında öğrencinin kendi isteğiyle çalışma motivasyonuyla en güçlü ilişkili olanın yeterlik duygusu olduğunu ortaya koydu. Başka bir deyişle, çocuğun “Bunu yapabiliyorum.” deneyimi, ona “Yaparsın.” denmesinden daha belirleyici olabilir.
Aynı çalışmada dikkat çeken bir bulgu daha var. Öğretmenlerin özerkliği destekleyen tutumu, öğrencinin motivasyonuyla ebeveyn desteğine kıyasla daha güçlü ilişkili çıktı. Bu bulgu ebeveynin rolünü küçültmez. Ancak motivasyonun yalnızca evde kurulan cümlelerle taşınmadığını, okul ve öğretmenle birlikte şekillendiğini hatırlatır.
Bu nedenle bazen çocuğun ihtiyacı “daha fazla motive edilmek” değil, “bunu nasıl yapabileceğini bulmak” olabilir. Motivasyonun genel çerçevesini merak ediyorsanız ders çalışma motivasyonunu artırmanın yolları yazımıza da göz atabilirsiniz.
Güven Vermek ile Baskı Oluşturmak Arasındaki Fark
Çocuğa inanmak ve onu desteklemek elbette önemlidir. Ancak “Sana güveniyorum.” ile “Bunu kesinlikle yapmalısın.” arasında, çocuğun algısı açısından önemli bir fark vardır.
Çocuk zaten başarısız olmaktan korkuyorsa “Sen yaparsın, sana güveniyorum.” cümlesini “Benden bunu başarmam bekleniyor.” şeklinde yorumlayabilir. Yine de “Sen yaparsın.” cümlesinin doğrudan baskı yarattığını söylemek doğru olmaz. Aynı ebeveyn mesajını çocuk, o anki düşüncelerine ve ihtiyaçlarına göre farklı anlamlandırabilir.
Abartılı övgü de benzer bir etki yaratabilir. Brummelman ve arkadaşlarının çalışmasında (2014), özgüveni düşük çocuklar “Bu sadece güzel değil, inanılmaz güzel!” gibi abartılı övgüler aldıktan sonra daha zorlu görevlerden kaçındı. Araştırmacılara göre abartılı övgü, bu çocuklara ulaşmaları gereken çok yüksek bir standart varmış gibi gelebiliyor.
İlginç biçimde, gözlem yapılan ebeveynler özgüveni düşük çocuklarına bu tür övgüleri daha sık veriyordu. Kısacası niyetimiz güven vermek olsa bile, çocuk mesajı bir beklenti olarak duyabilir. Özgüvenin nasıl geliştiğini merak ediyorsanız çocuklarda özgüven ve başarı ilişkisi yazımızı okuyabilirsiniz.
“Sen Çok Zekisin” ile “Bu Soruda Farklı Bir Yol Denedin” Aynı Şey Değil
Çocukları desteklerken bazen kişisel özelliklerini öne çıkarırız: “Sen çok zekisin.”, “Sen zaten başarılısın.”, “Sen matematikte çok iyisin.”, “Sen bunu kolayca yaparsın.” Bunlar olumlu cümleler gibi görünür. Ancak kişiye yönelik övgü ile süreç odaklı övgünün çocuklarda farklı sonuçları olabilir.
Mueller ve Dweck’in çalışmasında (1998), zekasına yönelik övgü alan çocuklar, çabasına yönelik övgü alan çocuklara kıyasla başarısızlık sonrasında göreve daha az devam etti. Bu çocuklar zekayı daha çok değişmez bir özellik olarak gördü ve kendi yeterliklerini daha olumsuz değerlendirdi.
Bu bulguyu dengeli okumak da önemlidir. Li ve Bates’in tekrar çalışmasında (2019) benzer etkiler her ölçümde aynı güçte bulunmadı. Yani tek bir cümle çocuğun geleceğini belirlemez. Asıl önemli olan, çocuğa uzun süre boyunca hangi mesajları tekrar tekrar verdiğimizdir.
Buradaki temel ayrım şudur: Çocuğun kim olduğuna yönelik mesaj ile çocuğun yaptığı şeye yönelik mesaj aynı değildir.
| Kişiye yönelik övgü | Süreç odaklı geri bildirim | Çocuğa verdiği mesaj |
|---|---|---|
| “Sen çok zekisin.” | “Bu soruda farklı bir yöntem denedin.” | Strateji değiştirmek işe yarar. |
| “Sen matematikte çok iyisin.” | “Zorlanmana rağmen tekrar denedin.” | Zorlanmak, vazgeçmek demek değildir. |
| “Sen zaten başarılısın.” | “Bu konuya her gün biraz çalıştın, farkı görüyorsun.” | Düzenli emek sonuç verir. |
| “Sen bunu kolayca yaparsın.” | “İlk denemede olmadı ama nerede takıldığını buldun.” | Hata, öğrenmenin bir parçasıdır. |
Bu nedenle mesele yalnızca doğru cümleyi bulmak değildir. Çocuğun ne yaptığı, ne yaşadığı ve bizim neyi öne çıkardığımız da önemlidir.
Çocuğun İhtiyacı Her Zaman Daha Fazla Motivasyon Değildir
Bir çocuk 40 soruluk ödevin başına oturup “Ben bunu yapamam.” dediğinde, ebeveynin ilk tepkisi onu motive etmeye çalışmak olabilir: “Sen yaparsın.”, “Sen çok zekisin.”, “Biraz istesen yapacaksın.”
Oysa çocuk belki de 40 sorunun tamamını aynı anda düşünüyordur. Bu durumda “Hepsini şimdi düşünmeyelim. İlk beş soruya başlayalım.” demek daha işlevsel bir başlangıç sağlar.
Benzer şekilde “Hadi motive ol.” yerine “Başlamanı kolaylaştıracak ilk adımı bulalım.” demek daha anlamlıdır. Çünkü bazı çocuklarda istek, işe başlamadan önce değil, küçük bir adım attıktan sonra ortaya çıkar.
Bu ayrım, çocuğun gerçekten isteksiz mi olduğunu yoksa nereden başlayacağını mı bilemediğini anlamamıza yardım eder. İkinci durumda uzun bir motivasyon konuşmasına değil, net bir başlangıç noktasına ihtiyaç vardır.
Motivasyonu Küçük Bir Başlangıçla Desteklemek
Çocuğun önünde büyük ve zor bir görev olduğunda, görevi küçük parçalara ayırmak işi uygulanabilir hale getirir. Örneğin şu cümleleri kullanabilirsiniz:
- “Bugün bütün konuyu bitireceksin.” yerine “Önce 15 dakika bu konuya bakalım.”
- “Bütün testi çöz.” yerine “İlk üç soruyu çöz, sonra birlikte nasıl gittiğine bakalım.”
Buradaki amaç, çocuğa sürekli dışarıdan motivasyon vermek değil, başarabileceği kadar küçük bir başlangıç yapmasına alan açmaktır. Başarılı bir başlangıcın ardından çocuk kendi kendine “Aslında yapabiliyorum.” diyebilir.
Psikolog Albert Bandura, öz yeterlik kuramında (1977) bu inancın en güçlü kaynağının kişinin kendi başarı deneyimleri olduğunu öne sürer. Öz yeterlik, kişinin bir işi başarabileceğine dair inancıdır. Sözel teşvik de bu inancı destekleyebilir. Ancak Bandura’ya göre başkalarından duyulan cesaretlendirici sözlerin etkisi, yaşanan gerçek bir başarıya göre daha sınırlıdır.
Bu nedenle ebeveyn desteği yalnızca sözel teşvikten oluşmaz. Çocuğun kendi yeterliğini deneyimleyebileceği koşulları oluşturmak da motivasyonu destekleyen önemli bir yaklaşımdır.

Çocuğunuzun Nerede Zorlandığını Birlikte Bulalım
Türkiye Derste’de öğretmenlerimiz ve eğitim koçlarımız, öğrencinin hangi konuda takıldığını belirlemeye ve çalışmasını küçük, uygulanabilir adımlara ayırmaya yardımcı olur. Çocuğunuz için en uygun desteği konuşmak üzere başvuru formunu doldurabilirsiniz.
“Sen Yaparsın” Yerine Ne Söyleyebilirsiniz?
Aslında “Sen yaparsın.” cümlesini tamamen hayatımızdan çıkarmamız gerekmiyor. Önemli olan, bu cümleyi çocuğun yaşadığı güçlüğü görmezden gelmeden kullanabilmek. Aşağıda sık karşılaşılan durumlar için örnek cümleler bulabilirsiniz.
Çocuk “Yapamayacağım.” diyorsa:
“Şu an yapamayacağını düşünüyor olabilirsin. Önce nerede zorlandığına bakalım.”
Çocuk görevi çok büyük görüyorsa:
“Hepsini bir anda düşünmeyelim. İlk adımı belirleyelim.”
Çocuk hata yapmaktan korkuyorsa:
“İlk denemede doğru yapmak zorunda değilsin. Önce deneyebiliriz.”
Çocuk çalışmaya başlamakta zorlanıyorsa:
“İstemeni beklemek yerine kısa bir süre deneyelim. Sonra nasıl gittiğine bakalım.”
Çocuk konuyu anlamadığını söylüyorsa:
“Hangi kısma kadar anladın? Oradan birlikte devam edelim.”
Bu cümlelerin ortak noktası, çocuğa yalnızca “Başaracaksın.” demek yerine “Zorlandığında ne yapabileceğini birlikte bulabiliriz.” mesajını vermeleridir.
Övgüde Sonuca Değil, Davranışa Odaklanın
Çocuğu desteklemek istediğimizde abartılı övgülere başvurmak kolaydır: “Muhteşemsin!”, “Sen zaten harikasın!”, “Sen her şeyi yaparsın!” Bunun yerine çocuğun gerçekten yaptığı davranışı fark etmek daha somut bir geri bildirim sağlar. Örneğin:
- “Dikkatin dağıldığında yeniden soruya döndün.”
- “Anlamadığın soruyu tekrar okudun.”
- “Zorlanmana rağmen devam ettin.”
- “Bugün başlamayı ertelemeden masaya oturdun.”
- “Yanlış yaptığın soruya tekrar baktın.”
- “Çözüm bulamayınca farklı bir yöntem denedin.”
Buradaki amaç çocuğu sürekli övmek değil, hangi davranışın işe yaradığını görünür hale getirmektir.
Henderlong ve Lepper’in övgü üzerine hazırladığı kapsamlı derleme (2002) de benzer bir sonuca ulaşır. Bu derlemeye göre övgü, çocuğun içten gelen motivasyonunu en çok şu koşullarda destekler:
- Çocuk övgüyü samimi ve inandırıcı bulduğunda,
- Başarı, çaba ya da strateji gibi çocuğun kontrol edebildiği şeylere bağlandığında,
- Övgü çocuğu yönlendirmek için değil, özerkliğini desteklemek için verildiğinde,
- Çocuk başkalarıyla kıyaslanmadan övüldüğünde,
- Çocuğa ulaşılabilir standartlar ve beklentiler iletildiğinde.
Kıyaslamanın etkilerini çocuklarda kıyaslama yazımızda, süreç odaklı geri bildirimin günlük hayattaki karşılığını ise sonuca değil sürece odaklanmak rehberimizde ayrıntılı olarak ele aldık.
Ebeveyn Desteği ile Sorumluluğu Üstlenmek Aynı Şey Değildir
Çocuğa destek olmak bazen fark etmeden onun yerine sorumluluğu üstlenmeye dönüşebilir. Ödevi sürekli hatırlatmak, çocuğun başında beklemek, her zorlandığında çözümü söylemek ya da yapmadığı görevlerin sonuçlarını telafi etmek kısa vadede işi kolaylaştırır.
Ancak ebeveynin rolü yalnızca çocuğun görevini tamamlamasını sağlamak değildir. Zaman içinde çocuğun kendi sorumluluğunu yönetebilmesine alan açmak da bu rolün parçasıdır.
Pomerantz ve arkadaşlarının derlemesinin (2007) alt başlığı bu durumu iyi özetler: “Daha fazlası her zaman daha iyi değildir.” Araştırmacılara göre ebeveyn katılımının başarısını büyük ölçüde katılımın miktarı değil, nasıl yapıldığı belirler.
| Destek olan davranış | Sorumluluğu üstlenen davranış |
|---|---|
| Çalışma saatini çocukla birlikte planlamak | Her akşam ödevleri tek tek hatırlatmak |
| Takıldığı soruda “Soruda ne verilmiş?” diye sormak | Sorunun çözümünü doğrudan söylemek |
| Yakında olmak, gerektiğinde ulaşılabilir kalmak | Çalışma boyunca başında beklemek |
| Unutulan ödevin sonucunu birlikte konuşmak | Ödevi gece geç saatte çocuğun yerine tamamlamak |
| Haftada bir durumu birlikte gözden geçirmek | Gün içinde sürekli “Çalıştın mı?” diye kontrol etmek |
Bu nedenle şu mesaj daha dengeli olabilir:
“Yanındayım ama senin yerine yapmayacağım.”
Bu cümle çocuğa hem yanında olduğunuzu hem de sorumluluğun kendisine ait olduğunu hatırlatır. Sorumluluk gelişimini yaşa göre nasıl destekleyebileceğinizi çocuklara sorumluluk bilinci kazandırmak yazımızda, sık düşülen tuzakları ise eğitimde sık yapılan veli hataları yazımızda bulabilirsiniz. Çocuğunuzun kendi çalışma planını kurmakta zorlandığını düşünüyorsanız eğitim koçluğu desteği de bu süreçte yol gösterebilir.

Sınav ve Deneme Sonrasında “Sen Yaparsın” Demek
LGS ve YKS gibi sınav dönemlerinde “Sen yaparsın.” cümlesi evlerde çok daha sık kurulur. Kötü geçen bir denemenin ardından ya da sınav sabahı söylenen bu cümle, bazı çocuklar için rahatlatıcıdır. Bazıları için ise yeni bir beklenti yüküdür.
Çocuk başarısız olduğu bir sınavdan sonra üzgünse şu cümle daha destekleyici olabilir:
“Sonuç istediğin gibi olmamış olabilir. Şimdi nerede zorlandığını birlikte inceleyebiliriz.”
Haimovitz ve Dweck’in araştırması (2016), ebeveynlerin başarısızlığa bakışının çocukların zeka hakkındaki inançlarıyla ilişkili olduğunu gösterdi. Başarısızlığı yıkıcı bir şey olarak gören ebeveynler, çocuğun öğrenmesinden çok performansına ve yeteneğine odaklanma eğilimindeydi. Çocuklar da ebeveynlerinin başarısızlığa bakışını doğru biçimde algılıyordu.
Bu nedenle kötü bir sonuçtan sonra ilk soru “Neden bu kadar düşük?” değil, “Nerede zorlandın?” olabilir. Sonucu birlikte incelemek için deneme analizi nasıl yapılır rehberimizden, sınav öncesi gerginlik için ise sınav kaygısı yönetimi yazımızdan yararlanabilirsiniz.
Ebeveyn Olarak Kendinize Sorabileceğiniz 3 Soru
Çocuğunuz “Yapamayacağım.” dediğinde hemen “Sen yaparsın.” demeden önce kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
- Çocuğum gerçekten motivasyona mı ihtiyaç duyuyor? Yoksa görevi nasıl yapacağını ya da nereden başlayacağını mı bilmiyor?
- Şu anda ne düşünüyor olabilir? “Yapamam.”, “Yetiştiremeyeceğim.”, “Yanlış yaparsam kötü olur.”, “Çok zor.” ya da “Çok sıkıcı.” gibi farklı düşünceler, farklı destekler gerektirir.
- Şu anda atabileceği en küçük adım ne? Bazen çocuğun ihtiyacı uzun bir motivasyon konuşması değil, başlayabileceği kadar küçük ve net bir adımdır.
Peki “Sen Yaparsın” Hiç Söylenmemeli mi?
Hayır. Çocuğunuz zorlandığında “Ben sana güveniyorum.” demek kıymetlidir. Ancak bu cümleyi çocuğun yaşadığı güçlüğü yok saymadan kullanmak, daha destekleyici bir iletişim kurar. Örneğin:
“Bunun senin için zor olduğunu görüyorum. Yine de bunun üzerinde çalışabileceğine inanıyorum. İstersen ilk adımı birlikte belirleyelim.”
Buradaki mesaj “Zorlanmamalısın.” değil, “Zorlansan da bununla başa çıkmayı öğrenebilirsin.” olur. Çünkü çocuğun ihtiyacı her zaman başarılı olacağına dair güvence almak değildir. Bazen ihtiyaç duyduğu şey, zorlandığında ne yapabileceğini öğrenmek ve kendi yeterliğini deneyimleyebileceği bir alan bulmaktır.
Bu tür cümleler, evde kurulan genel iletişim diliyle birlikte anlam kazanır. Bu konuda aile içi etkili iletişim yazımız size yol gösterebilir. Çocuğunuz bir hata yaptığında nasıl yaklaşacağınızı ise çocuk hata yaptığında ne yapmalı yazımızda ele aldık.
Sıkça Sorulan Sorular
“Sen yaparsın” demek çocuğa baskı yapar mı?
Her zaman değil. Pek çok çocuk bu cümleyi bir güven mesajı olarak duyar. Ancak başarısız olmaktan korkan bir çocuk aynı cümleyi “Benden başarmam bekleniyor.” diye yorumlayabilir. Cümleyi, çocuğun zorlandığını kabul eden bir ifadeyle ve somut bir ilk adımla birlikte kullanmak baskı algısını azaltır.
Çocuğum “Yapamıyorum” dediğinde “Sen yaparsın” yerine ne söylemeliyim?
Önce neden zorlandığını anlamaya çalışın. “Şu an sana zor geliyor olabilir. Önce nerede zorlandığını bulalım.” gibi bir cümle, duygusunu reddetmeden onu çözüme yönlendirir. Görev büyük görünüyorsa “İlk üç soruyla başlayalım.” diyerek işi küçültebilirsiniz.
Çocuğa “Sen çok zekisin” demek yanlış mı?
Tek başına zarar veren bir cümle değildir. Ancak araştırmalar, sürekli zekaya yönelik övgünün çocuğun zorluk karşısında daha çabuk vazgeçmesiyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. “Bu soruda farklı bir yöntem denedin.” gibi çocuğun davranışını ve stratejisini tanımlayan geri bildirimler daha kalıcı bir destek sağlar.
Sınavdan önce çocuğa “Sen yaparsın” demek doğru mu?
Sınav sabahı kurulan kısa ve sakin bir güven cümlesi çoğu çocuğa iyi gelir. Ancak bu güveni sonuç beklentisine değil, hazırlık sürecine bağlamak daha doğrudur. “Hazırlandın, elinden geleni yapman yeterli.” gibi bir cümle, “Kesin kazanacaksın.” cümlesinden çok daha az yük oluşturur.
Ödev yaparken çocuğa ne kadar yardım etmeliyim?
Ödevi onun yerine yapmadan ulaşılabilir olmak en dengeli yaklaşımdır. Takıldığı yerde çözümü söylemek yerine “Soruda ne verilmiş?” gibi yönlendirici sorular sorabilirsiniz. Çalışma saatini birlikte planlayıp sorumluluğu adım adım çocuğa bırakmak, zamanla kendi işini yönetmesini kolaylaştırır.
Motivasyon sorunu ne zaman uzman desteği gerektirir?
İsteksizlik haftalarca sürüyorsa, uyku, iştah ya da arkadaşlık ilişkilerinde belirgin değişiklikler eşlik ediyorsa ve çocuk sevdiği etkinliklerden de uzaklaşıyorsa bir uzmana danışmak faydalı olur. Okulun rehberlik servisi ya da psikolojik destek ve danışmanlık hizmeti bu süreçte yol gösterebilir.
Sonuç: Çocuğa Güvenmek Her Zaman “Sen Yaparsın” Demek Değildir
“Sen yaparsın.” iyi niyetli ve destekleyici bir cümledir. Ancak tek başına her çocuğu, her durumda motive edeceğini söylemek mümkün değildir. Bazen çocuk bu cümleyi “Bana güveniyor.” şeklinde duyar. Bazen de o anki düşüncelerine bağlı olarak “Benden bunu başarmam bekleniyor.” şeklinde yorumlar.
Bu nedenle ebeveynin amacı yalnızca çocuğu motive etmek değildir. Çocuğun yaşadığı güçlüğü anlamak, görevi gerektiğinde küçültmek, gerçekçi geri bildirim vermek ve sorumluluğu gelişim düzeyine uygun biçimde ona bırakmak da bu amacın parçasıdır.
Belki de “Sen yaparsın.” cümlesini şöyle tamamlamak en işlevsel başlangıçlardan biridir:
“Bunun zor olduğunu görüyorum. Sana güveniyorum. Şimdi bunu yapabilmen için ilk adımın ne olduğuna birlikte bakalım.”
Çünkü çocuğa güvenmek, onun hiç zorlanmayacağına inanmak değildir. Zorlandığında da yeniden deneyebileceğine, yardım istemeyi öğrenebileceğine ve zaman içinde kendi çözüm yollarını geliştirebileceğine güvenmektir.
“Yapamam” Yerine “Nereden Başlayayım?” Diyen Bir Öğrenci İçin
Küçük gruplarla yapılan online derslerden bireysel eğitim koçluğuna kadar farklı destek seçeneklerimizle, çocuğunuzun kendi yeterliğini deneyimleyebileceği bir öğrenme ortamı kuruyoruz. Formu doldurun, eğitim danışmanlarımız sizinle iletişime geçsin.
Kaynaklar ve Yöntem
Bu yazı, Türkiye Derste eğitim ekibi tarafından hazırlanmıştır. Yazıdaki bilgiler, motivasyon, övgü ve ebeveyn katılımı üzerine hakemli dergilerde yayımlanmış araştırmalara dayanır. İçerik bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel bir psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz.
- Bandura, A. (1977). Self-efficacy: Toward a unifying theory of behavioral change. Psychological Review, 84(2), 191-215. doi.org/10.1037/0033-295X.84.2.191
- Brummelman, E., Thomaes, S., Orobio de Castro, B., Overbeek, G. ve Bushman, B. J. (2014). “That’s not just beautiful, that’s incredibly beautiful!”: The adverse impact of inflated praise on children with low self-esteem. Psychological Science, 25(3), 728-735. doi.org/10.1177/0956797613514251
- Bureau, J. S., Howard, J. L., Chong, J. X. ve Guay, F. (2022). Pathways to student motivation: A meta-analysis of antecedents of autonomous and controlled motivations. Review of Educational Research, 92(1), 46-72. doi.org/10.3102/00346543211042426
- Haimovitz, K. ve Dweck, C. S. (2016). What predicts children’s fixed and growth intelligence mind-sets? Not their parents’ views of intelligence but their parents’ views of failure. Psychological Science, 27(6), 859-869. doi.org/10.1177/0956797616639727
- Henderlong, J. ve Lepper, M. R. (2002). The effects of praise on children’s intrinsic motivation: A review and synthesis. Psychological Bulletin, 128(5), 774-795. doi.org/10.1037/0033-2909.128.5.774
- Li, Y. ve Bates, T. C. (2019). You can’t change your basic ability, but you work at things, and that’s how we get hard things done: Testing the role of growth mindset on response to setbacks, educational attainment, and cognitive ability. Journal of Experimental Psychology: General, 148(9), 1640-1655. doi.org/10.1037/xge0000669
- Mueller, C. M. ve Dweck, C. S. (1998). Praise for intelligence can undermine children’s motivation and performance. Journal of Personality and Social Psychology, 75(1), 33-52. doi.org/10.1037/0022-3514.75.1.33
- Pomerantz, E. M., Moorman, E. A. ve Litwack, S. D. (2007). The how, whom, and why of parents’ involvement in children’s academic lives: More is not always better. Review of Educational Research, 77(3), 373-410. doi.org/10.3102/003465430305567
Bu yazı, “Sen yaparsın.” cümlesini hayatınızdan çıkarmanız için değil, çocuğunuzun o anda neye ihtiyaç duyduğunu fark etmenize yardım etmek için hazırlandı.
