Ortaokul dönemi, çocukların yalnızca derslerinin zorlaşmaya başladığı bir dönem değildir. Bu yıllar aynı zamanda kendilerini tanımaya, çevreleriyle ilişkilerini yeniden şekillendirmeye ve “Ben kimim, neleri yapabilirim?” sorusuna cevap aramaya başladıkları önemli bir gelişim dönemidir. Bu nedenle öğrenciyi tanımak, karnedeki notları bilmekten çok daha fazlasını gerektirir.
Bir öğrenciyi yalnızca aldığı notlar, çözdüğü soru sayısı ya da deneme sınavındaki netleri üzerinden değerlendirmek, onun gerçek potansiyelini anlamak için yeterli değildir. Çünkü bazen yüksek not alan bir öğrenci kendine güvenmekte zorlanabilir. Benzer şekilde, dersleri iyi olan bir öğrenci de yoğun kaygı yaşayabilir. Öte yandan akademik olarak geride görünen bir öğrencinin, doğru yöntem ve destekle gösterebileceği çok daha büyük bir gelişim alanı olabilir.
Bir öğrenciyi gerçekten tanımak, yalnızca ne kadar bildiğini değil, nasıl öğrendiğini, nasıl hissettiğini ve zorluklarla nasıl başa çıktığını anlamayı gerektirir. Bu yazıda notların arkasına nasıl bakılacağını somut örnekler, tablolar ve evde uygulanabilir sorularla ele alıyoruz.
Kısaca: Başarı sadece notla ölçülmez. Not ve net, öğrencinin belirli bir andaki performansını gösterir. Öğrenciyi tanımak ise bu performansın arkasındaki nedenleri anlamaktır. Yani öğrenme biçimini, duygularını, çalışma alışkanlıklarını ve çevresindeki etkenleri birlikte görmektir.
İçindekiler
- Öğrenciyi Tanımak Neden Notlardan Fazlasını Gerektirir?
- “Daha Çok Çalışmalısın” Her Zaman Çözüm Değildir
- Her Öğrencinin Öğrenme Süreci Farklıdır
- Notların Arkasında Bir Çocuk Var
- Ortaokul Döneminde Özgüven Neden Önemlidir?
- Başarıyı Yalnızca Sonuç Olarak Görmemek
- Öğrenciyi Tanımak, Ailesini de Sürece Dahil Etmektir
- Öğrenciyi Tanımak İçin Evde Uygulanabilir 4 Adım
- Peki Bir Öğrenciyi Gerçekten Tanımak Ne Demektir?
- Sıkça Sorulan Sorular
- Sonuç: Öğrenciyi Tanımak Bir Süreçtir
- Kaynaklar ve Yöntem
Öğrenciyi Tanımak Neden Notlardan Fazlasını Gerektirir?
Ortaokul yılları, çocuğun hem bedensel hem duygusal olarak hızla değiştiği bir dönemdir. Özellikle arkadaş ilişkileri daha önemli hale gelir, bağımsızlık isteği artar ve dersler giderek soyutlaşır. Dolayısıyla ergenlik sürecinin getirdiği bu değişimler, öğrencinin sınıftaki performansına da doğrudan yansır.
Gelişim psikoloğu Jacquelynne Eccles ve arkadaşlarının ortaya koyduğu “aşama ve çevre uyumu” (stage-environment fit) yaklaşımı, bu noktada önemli bir çerçeve sunar. Bu yaklaşıma göre ergenliğin başında görülen motivasyon düşüşünün önemli bir nedeni vardır. Çünkü çocuğun gelişim ihtiyaçları ile okul ve aile ortamının sundukları her zaman örtüşmez (Eccles ve ark., 1993). Yani sorun her zaman çocuğun kendisinde değil, çocuk ile çevresi arasındaki uyumda olabilir.
Benzer şekilde, yakın tarihli ve büyük ölçekli bir araştırma da aynı mesajı veriyor. Avustralya’da 4. ve 10. sınıflar arasındaki 215 binden fazla öğrencinin verisini inceleyen araştırmacılar, iyi oluşun bileşenleri içinde en etkili olanın “öğrenmeye hazır olma” olduğunu buldu (Marrone ve ark., 2024). Öğrenmeye hazır olma; odaklanma, kararlılık ve öğrenme isteği gibi özellikleri kapsar.
Araştırmacılar genel etkinin ölçülü düzeyde kaldığını da belirtiyor. Bununla birlikte ana mesaj açık: sınav sonucu yalnızca konu bilgisinin ürünü değildir. Duygusal durum ile başarı arasındaki bu bağı merak ediyorsanız duygusal iyi oluş ve akademik başarı ilişkisini anlattığımız yazıya göz atabilirsiniz.
“Daha Çok Çalışmalısın” Her Zaman Çözüm Değildir
Bir öğrencinin notları düştüğünde çoğu zaman ilk akla gelen çözüm, daha fazla çalışması gerektiğidir. Ancak önce şu soruyu sormak gerekir: “Neden çalışmakta zorlanıyor?”
Örneğin öğrenci hangi konularda eksik olduğunu bilmiyor olabilir. Belki de uzun saatler masa başında kalmasına rağmen etkili bir çalışma yöntemi kullanmıyordur. Ya da başarısız olma korkusu nedeniyle soru çözmeye başlamaktan kaçınıyordur.
Nitekim bilişsel psikoloji araştırmaları da bu noktayı destekliyor. Örneğin öğrenme tekniklerini karşılaştıran kapsamlı bir incelemede, kendini sınama ve çalışmayı zamana yayma en verimli yöntemler arasında yer aldı (Dunlosky ve ark., 2013). Buna karşılık altını çizmek ve metni tekrar tekrar okumak, öğrencilerin sık kullandığı ama verimi düşük yöntemler olarak öne çıktı.
Kısacası saat sayısı, çalışmanın niteliğini tek başına göstermez. Bu konuyu ders çalışmada süre ve verim dengesini ele aldığımız yazıda ayrıntılı olarak anlattık.
Öte yandan sorun bazen akademik olmaktan çok farklı bir noktada olabilir. Çünkü akademik başarıyı etkileyen faktörlerin bir kısmı dersle doğrudan ilgili değildir. Arkadaş ilişkilerindeki problemler, aile içindeki beklentiler, özgüven eksikliği ve yoğun sınav kaygısı bunlardan bazılarıdır. Ayrıca dikkati sürdürmekte zorlanmak ya da sürekli başarısız olduğunu düşünmek de ders performansını doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle öğrencinin davranışını yalnızca “çalışmıyor” diye yorumlamak yerine, davranışın arkasındaki nedeni anlamaya çalışmak gerekir.
Görünen Davranış ve Olası Nedenleri
Öğrenciyi tanımak isteyen bir veli için aşağıdaki tablo iyi bir başlangıç noktasıdır. Tablo, evde sık görülen davranışların arkasında hangi nedenlerin olabileceğini özetliyor. Ancak buradaki nedenler kesin bir yargı değildir. Aksine, gözleme başlamak için birer ipucudur.
| Görünen davranış | Olası neden | Atılabilecek ilk adım |
|---|---|---|
| Masaya oturuyor ama ilerleyemiyor | Nereden başlayacağını bilmiyor, eksikler birikmiş | Konuyu küçük parçalara bölüp başlangıç noktasını birlikte belirleyin |
| Soru çözmeyi sürekli erteliyor | Hata yapma ve yanlış çıkma korkusu | Yanlışı bir öğrenme fırsatı olarak konuşun, az sayıda soruyla başlayın |
| Uzun süre çalışıyor ama sonuç değişmiyor | Tekrar okuma gibi verimi düşük yöntemler | Konu sonunda kendini birkaç soruyla sınamasını önerin |
| Bildiği sorularda yanlış yapıyor | Dikkat dağınıklığı, soruyu hızlı okuma | Soru kökünü işaretleyerek okuma alışkanlığı kazandırın |
| Okul hakkında konuşmak istemiyor | Arkadaş ilişkilerinde sorun ya da yetersizlik hissi | Yargılamadan dinleyin, sohbeti ders dışı bir konudan açın |
| Sınav öncesi uykusuzluk ve bedensel şikayetler | Sınav kaygısı | Sonuç yerine hazırlık sürecine odaklanan konuşmalar yapın |
Her Öğrencinin Öğrenme Süreci Farklıdır
Ortaokul öğrencilerinin aynı sınıfta bulunması, aynı şekilde öğrendikleri anlamına gelmez. Örneğin bir öğrenci okuyarak daha kolay öğrenirken, başka bir öğrenci soru çözerek ya da konuyu birine anlatarak daha iyi öğrenebilir.
Matematikte zorlanmanın nedeni de öğrenciden öğrenciye değişir. Birinde temel sorun konu eksikliği olabilir. Oysa bir diğerinde asıl zorluk soruyu doğru okuyamamak ya da zamanı etkili kullanamamaktır.
Burada dikkatli olmak gereken bir nokta var. Çocukların farklı yollarla öğrenmeyi sevdiği doğrudur, ancak “görsel öğrenen çocuk” gibi etiketler onu tek bir kalıba sokmamalıdır. Bu dengeyi çocukların nasıl öğrendiğini anlattığımız öğrenme stilleri rehberinde ayrıntılı olarak ele aldık.
Yani öğrenciyi tanımak, onun hangi yolla daha iyi öğrendiğini keşfetmeyi de kapsar. Bu nedenle öğrenci takibinde sayıları soran sorulara ek olarak, süreci anlamaya yönelik sorulara da bakmak gerekir.
| Sayıları soran sorular | Süreci anlamaya yönelik sorular |
|---|---|
| Kaç soru çözdü? | Hangi yöntemle daha iyi öğreniyor? |
| Kaç saat çalıştı? | Hangi konularda zorlanıyor? |
| Kaç net yaptı? | Yanlışlarının temel nedeni ne? |
| Kaç deneme sınavına girdi? | Çalışırken dikkatini ne kadar sürdürebiliyor? |
| Karne ortalaması kaç? | Öğrendiği bilgiyi farklı soru tiplerinde kullanabiliyor mu? |
Doğru destek, öğrenciyi değiştirmeye çalışmakla değil, öğrencinin nasıl öğrendiğini keşfetmekle başlar.
Notların Arkasında Bir Çocuk Var
Bir karne, deneme sınavı ya da yazılı sonucu, öğrencinin belirli bir zamandaki akademik performansı hakkında bilgi verir. Ancak öğrencinin tamamını anlatmaz.
Örneğin matematik sınavından düşük alan bir öğrenciyi düşünelim. Bu öğrenci gerçekten konuyu bilmiyor olabilir. Fakat sınav sırasında yoğun kaygı yaşamış, zamanı yetiştirememiş ya da bildiği sorularda dikkat hatası yapmış da olabilir.

Aynı Düşük Not, Dört Farklı Hikaye
Aşağıdaki tablo, aynı notu alan dört öğrencinin aslında birbirinden çok farklı ihtiyaçları olabileceğini gösteriyor.
| Öğrenci profili | Sınavda ne oldu? | İhtiyaç duyduğu destek |
|---|---|---|
| Konu eksiği olan öğrenci | Temel kavramlar oturmadığı için soruları çözemedi | Eksik konuların tespiti ve adım adım tekrar |
| Kaygılı öğrenci | Evde rahatça çözdüğü soruları sınavda yapamadı | Kaygıyı yönetme becerileri ve güven veren bir ortam |
| Zamanı yetiştiremeyen öğrenci | Bazı sorulara hiç ulaşamadı | Süreli soru çalışması ve soru atlama stratejisi |
| Dikkat hatası yapan öğrenci | Bildiği sorularda işlem ya da okuma hatası yaptı | Soru kökünü işaretleme ve kontrol alışkanlığı |
Çünkü aynı puanın arkasında birbirinden tamamen farklı ihtiyaçlar olabilir. Bu nedenle düşük bir sonuç gördüğümüzde yalnızca sonucu düzeltmeye çalışmak yerine, sonuca götüren süreci anlamak gerekir. Dolayısıyla öğrenciyi tanımak, düşük bir notun hangi hikayeye ait olduğunu anlamakla başlar.
Kaygı boyutu özellikle önemlidir. Nitekim otuz yılı aşkın araştırmayı bir araya getiren bir meta-analiz bunu doğruluyor. Bu çalışmaya göre sınav kaygısı, sınav puanları ve not ortalamasıyla tutarlı biçimde olumsuz ilişkilidir (von der Embse ve ark., 2018). Kaygının belirtilerini ve evde neler yapılabileceğini sınav kaygısı yönetimi rehberimizde bulabilirsiniz.
Yanlışları düzenli olarak sınıflandırmak için deneme sonuçlarını adım adım analiz etme yöntemimizden yararlanabilirsiniz. Ayrıca karne dönemlerinde ilk tepkinin nasıl olması gerektiğini ise karne gününde çocuğa yaklaşımı anlattığımız yazıda ele aldık.
Ortaokul Döneminde Özgüven Neden Önemlidir?
Ortaokul öğrencilerinden sık duyulan bazı cümleler vardır:
“Ben zaten matematik yapamıyorum.”
“Arkadaşlarım benden daha başarılı.”
“Ne kadar çalışsam da olmuyor.”
“Bu sınavdan yine düşük alacağım.”
Bu düşünceler zamanla öğrencinin çalışma davranışını da etkileyebilir. Özellikle “Arkadaşlarım benden daha başarılı” cümlesi, çoğu zaman sürekli karşılaştırılma deneyiminden beslenir. Kıyaslamanın çocuk üzerindeki etkilerini ayrı bir yazıda inceledik.
Kaçınma Döngüsü Nasıl Oluşur?
- İlk olarak öğrenci, başarısız olmaktan korktuğu için soru çözmekten kaçınır.
- Çalışmadıkça eksikleri artar.
- Böylece eksikleri arttıkça kendine olan güveni azalır.
- Sonuç olarak güveni azaldıkça zorlandığı derslerden daha çok uzaklaşır ve döngü yeniden başlar.

Bu döngüyü kırmanın bir yolu, öğrencinin yeteneğini nasıl algıladığından geçer. 7. sınıf öğrencileriyle yapılan uzun süreli bir çalışmada, zekanın geliştirilebilir olduğuna inanan öğrencilerin matematik notları iki yıl boyunca yükselme eğilimi gösterdi (Blackwell, Trzesniewski ve Dweck, 2007). Buna karşılık zekayı sabit bir özellik olarak gören öğrencilerin notları yerinde saydı.
“Sen Yaparsın” Yerine Doğru Sorular
Bu nedenle öğrencinin yalnızca akademik eksiklerine değil, başarı karşısındaki düşüncelerine ve kendini nasıl değerlendirdiğine de dikkat etmek gerekir. Elbette amaç, öğrenciyi sürekli “Sen yaparsın” diyerek motive etmek değildir. Asıl amaç, öğrencinin kendine şu soruları sorabilmesini sağlamaktır:
- “Nerede zorlanıyorum?”
- “Bunu nasıl geliştirebilirim?”
- “Geçmişte yapamadığım bir şeyi nasıl öğrenebilirim?”
Özgüven ile başarı arasındaki karşılıklı ilişkiyi ve ebeveynin bu süreçteki rolünü çocuklarda özgüvenin nasıl geliştiğini anlattığımız rehberde bulabilirsiniz.
Çocuğunuzu notlarının ötesinde tanımak ister misiniz?
Türkiye Derste’nin uzman danışman öğretmenleriyle çocuğunuzun güçlü yönlerini ve zorlandığı alanları birlikte konuşabilirsiniz. Formu doldurun, sizin için uygun saatte sizi arayalım.
Başarıyı Yalnızca Sonuç Olarak Görmemek
Ortaokul döneminde başarıyı yalnızca yüksek not almak ya da yüksek yüzdelik dilime ulaşmak üzerinden değerlendirmek, öğrencinin gelişimini sınırlayabilir. Elbette akademik hedefler önemlidir. Özellikle 8. sınıfta LGS yaklaşırken netler ve puanlar herkesin gündemindedir.
Ancak bir öğrencinin aşağıdaki becerileri kazanması da en az not kadar değerlidir:
- Çalışma sorumluluğu geliştirmesi
- Zamanını planlayabilmesi
- Hatalarını analiz edebilmesi
- Yardım istemekten çekinmemesi
- Başarısızlık karşısında yeniden deneyebilmesi
- Kendi güçlü ve gelişime açık yönlerini fark etmesi
Üstelik bu beceriler, sonraki yıllarda hem lise hem de üniversite hazırlığında öğrencinin en güçlü dayanağı olur. Başarılı öğrencileri farklı kılan alışkanlıkları merak ediyorsanız başarılı öğrencilerin ortak özelliklerini incelediğimiz yazıya göz atabilirsiniz.
Sonuç Göstergeleri ve Süreç Göstergeleri
Sonuç göstergeleri öğrencinin nerede olduğunu gösterir. Öte yandan süreç göstergeleri, oraya nasıl geldiğini ve bundan sonra nereye gidebileceğini anlatır.
| Sonuç göstergesi | Buna eşlik eden süreç göstergesi | Neden önemli? |
|---|---|---|
| Deneme neti | Yanlışlarını analiz edip yeniden çözmesi | Aynı hatanın tekrarlanmasını önler |
| Karne notu | Haftalık planına ne kadar uyduğu | Sürdürülebilir bir çalışma düzeni kurar |
| Yüzdelik dilim | Zorlandığında yardım isteyebilmesi | Eksiklerin birikmesini engeller |
| Çözülen soru sayısı | Kendini sınayarak çalışması | Kalıcı öğrenmeyi güçlendirir |
Çünkü öğrencinin eğitim hayatı yalnızca bir sınavdan ibaret değildir.
Öğrenciyi Tanımak, Ailesini de Sürece Dahil Etmektir
Çocuğun eğitim sürecinde ailenin yaklaşımı oldukça önemlidir. Ancak araştırmalar, her türlü veli katılımının aynı etkiyi yaratmadığını gösteriyor.
Örneğin ortaokul öğrencileri üzerine yapılan bir meta-analizde, başarıyla en güçlü olumlu ilişkiyi “akademik sosyalleşme” gösterdi (Hill ve Tyson, 2009). Akademik sosyalleşme; eğitime değer vermeyi, konuları günlük hayatla ilişkilendirmeyi, gelecek hedeflerini ve çalışma stratejilerini çocukla konuşmayı kapsar. Buna karşılık ödeve doğrudan yardım etmek, başarıyla olumlu bir ilişki göstermedi.
Yani ortaokul çağındaki bir çocuğa en çok yardımcı olan şey, başında beklemek değil, onunla öğrenme üzerine konuşmaktır. Aslında öğrenciyi tanımak da tam olarak bu konuşmalarla başlar.

Öğrenciyi Tanımak İçin Sorulabilecek 5 Soru
“Kaç net yaptın?” sorusunun yanında bazen şu soruları sormak, öğrencinin kendini daha rahat ifade etmesine yardımcı olabilir:
- “Bu hafta senin için en zor olan neydi?”
- “Çalışırken seni en çok ne zorladı?”
- “Sence hangi konuda desteğe ihtiyacın var?”
- “Bu hafta öğrendiğin konulardan hangisi ilgini çekti?”
- “Kendinle gurur duyduğun bir an oldu mu?”
Çünkü çocuk yalnızca başarı gösterdiğinde değerli hissederse, zorlandığı dönemlerde kendini yetersiz görmeye başlayabilir. Oysa çocuğa verilmesi gereken temel mesaj şudur:
“Sonucun ne olursa olsun, seni anlamaya ve gelişmene destek olmaya devam edeceğiz.”
Bu yaklaşım, akademik hedeflerden vazgeçmek anlamına gelmez. Tam tersine, öğrencinin hedeflerine daha sağlıklı ilerleyebilmesi için güvenli bir zemin oluşturur. İyi niyetle yapılan ama çocuğu zorlayan davranışları ise eğitimde en sık yapılan veli hataları yazımızda örnekleriyle topladık.
Öğrenciyi Tanımak İçin Evde Uygulanabilir 4 Adım
Öğrenciyi tanımak için uzun testlere ya da karmaşık yöntemlere gerek yoktur. Aksine düzenli ve yargılamadan yapılan gözlem, çoğu zaman en değerli bilgiyi verir. Aşağıdaki adımlar her hafta birkaç dakika ayırarak uygulanabilir.
- Bir hafta boyunca gözlem notu tutun. İlk olarak çocuğunuzun ne zaman kolay, ne zaman zor çalıştığını kısa notlarla kaydedin. Örneğin “Salı akşamı matematikte 20 dakika sonra sıkıldı, Türkçede bir saat odaklandı” gibi basit bir not bile önemli bir ipucudur. Böylece bir hafta sonunda tekrar eden örüntüler görünür hale gelir.
- Çalışma anını sessizce izleyin. Çalışırken ne kadar süre odaklanabildiğine, nerede takıldığına ve takıldığında ne yaptığına bakın. Hemen yardıma koşmak yerine önce kendi çözüm yolunu denemesine fırsat verin. Ayrıca yaşına göre beklenen odaklanma süresini çocuklarda dikkat süresini ele aldığımız yazıda bulabilirsiniz.
- Haftada bir kısa sohbet edin. Ardından haftanın sonunda not ve sınav konuşulmayan on dakikalık bir sohbet ayırın. Bu sohbette yukarıdaki soruları kullanabilirsiniz. Unutmayın, amaç sorgulamak değil, çocuğun kendi deneyimini anlatmasına alan açmaktır.
- Öğretmen ve rehberlik servisiyle bilgi paylaşın. Son olarak, evde gördükleriniz ile okulda görülenler bazen farklı olabilir. Bu yüzden sınıf öğretmeni ve okulun rehber öğretmeniyle düzenli iletişim kurun. Böylece evdeki gözlemlerinizi paylaşarak öğretmenin de çocuğu daha bütüncül görmesini sağlarsınız.
Profesyonel Destek Ne Zaman Düşünülmeli?
Bazı durumlarda uzman bir gözle bakmak süreci kolaylaştırır. Örneğin kaygı, uyku düzeninde değişiklik ya da içe kapanma birkaç hafta boyunca sürüyorsa bir uzmana danışmak faydalı olur. Benzer şekilde dikkati sürdürmekte zorlanma hem okulda hem evde uzun süredir gözleniyorsa da aynı yol geçerlidir. Bunlar bir kusur değil, çocuğun farklı bir desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteren işaretlerdir.
Akademik planlama ve çalışma düzeni konusunda eğitim koçluğunun nasıl işlediğini anlattığımız rehber yol gösterici olabilir. Bunun yanı sıra duygusal destek gereken durumlarda psikolojik danışmanlık hizmetimiz hakkında bilgi alabilirsiniz.
Peki Bir Öğrenciyi Gerçekten Tanımak Ne Demektir?
Bir öğrenciyi tanımak, bildiklerimizin bir adım ötesine geçmeyi gerektirir. Aşağıdaki tablo bu farkı özetliyor.
| Yalnızca bunu bilmek yetmez | Bunu da fark etmek gerekir |
|---|---|
| Notlarını | Hangi konularda zorlandığını |
| Kaç soru çözdüğünü | Çözdüğü sorulardan ne kadar verim aldığını |
| Hedefini | Bu hedefin onun için ne ifade ettiğini |
| Başarısız olduğunda ne yapılacağını | Başarı düşmeden önce değişen davranışlarını |
Ve en önemlisi, öğrenciyi yalnızca “başarılı” ya da “başarısız” olarak sınıflandırmak yerine, gelişmeye devam eden bir birey olarak görebilmektir.
Sıkça Sorulan Sorular
Öğrenciyi tanımak ne demektir?
Öğrenciyi tanımak; notlarının yanında nasıl öğrendiğini, nasıl hissettiğini, hangi konularda zorlandığını ve zorluklarla nasıl başa çıktığını anlamaktır. Başka bir deyişle, not belirli bir anın fotoğrafıdır. Öğrenciyi tanımak ise o fotoğrafın arkasındaki hikayeyi görmektir.
Notları düşen çocuğa ne söylenmeli?
İlk olarak sonucu değil süreci konuşun. “Bu sınavda seni en çok ne zorladı?” gibi açık uçlu sorular, çocuğun savunmaya geçmeden anlatmasını sağlar. Ayrıca suçlayıcı ve kıyaslayan cümlelerden kaçınmak, sorunun gerçek nedenine ulaşmayı kolaylaştırır.
Çocuğum çok çalıştığı halde neden notları yükselmiyor?
Çalışma süresi ile verim her zaman aynı şey değildir. Tekrar tekrar okumak gibi yöntemler yorucu ama verimi düşük olabilir. Buna karşılık kendini sınamak, konuyu birine anlatmak ve çalışmayı günlere yaymak genellikle daha kalıcı sonuç verir. Ayrıca sınav kaygısı ya da dikkat hataları da emeğin sonuca yansımasını engelleyebilir.
Ortaokulda ders başarısı neden düşebilir?
Derslerin soyutlaşması, ergenliğin getirdiği duygusal değişimler, arkadaş ilişkilerinin önem kazanması ve LGS gibi sınavların yarattığı baskı başarıyı etkileyebilir. Dolayısıyla düşüşün nedeni çoğu zaman tek bir etken değil, birkaç etkenin birleşimidir.
Özgüven eksikliği ders başarısını etkiler mi?
Evet, etkileyebilir. Örneğin “Ben zaten yapamıyorum” düşüncesi öğrencinin soru çözmekten kaçınmasına, bu da eksiklerin artmasına yol açabilir. Bu nedenle öğrencinin çabasını ve kullandığı yöntemi fark eden geri bildirimler bu döngüyü kırmaya yardımcı olur.
Ne zaman profesyonel destek almak gerekir?
Kaygı, içe kapanma, uyku ya da iştah değişiklikleri birkaç hafta sürüyorsa bir uzmana danışmak faydalı olur. Benzer şekilde dikkat güçlükleri hem evde hem okulda uzun süredir gözleniyorsa da aynı durum geçerlidir. Okulun rehberlik servisi bu konuda ilk başvuru noktası olabilir.
Veliler öğrenciyi tanımak için evde neler yapabilir?
Bir hafta boyunca kısa gözlem notları tutmak, çalışma anını müdahale etmeden izlemek ve haftada bir not konuşulmayan kısa bir sohbet yapmak iyi bir başlangıçtır. Ayrıca evdeki gözlemleri sınıf öğretmeni ve rehber öğretmenle paylaşmak, çocuğun daha bütüncül görülmesini sağlar.
Sonuç: Öğrenciyi Tanımak Bir Süreçtir
Ortaokul yıllarında akademik başarı elbette önemlidir. Ancak öğrencinin geleceğini yalnızca bir sınav sonucu belirlemez.
Gerçek gelişim; öğrencinin akademik becerileriyle birlikte öz farkındalığını, çalışma becerilerini, problem çözme kapasitesini ve öğrenme sorumluluğunu geliştirmesiyle mümkün olur. Öğrenciyi tanımak, bu gelişimin hangi noktasında desteğe ihtiyaç duyduğunu görmemizi sağlar.
Bu nedenle bir öğrencinin gelişimini takip ederken en önemli sorulardan biri “Kaç net yaptı?” değil, “Bu öğrenciyi daha iyi tanımak için neyi henüz bilmiyoruz?” olmalıdır.
Çünkü her öğrencinin arkasında yalnızca bir puan değil, anlaşılmayı ve doğru şekilde desteklenmeyi bekleyen bir çocuk vardır.
Çocuğunuza uygun destek planını birlikte oluşturalım
Türkiye Derste’de amacımız, her öğrencinin nasıl öğrendiğini anlayarak ona uygun bir yol çizmek. Online dersler, bireysel takip ve eğitim koçluğu seçeneklerini danışman öğretmenlerimizle ücretsiz olarak konuşabilirsiniz.
Kaynaklar ve Yöntem
Bu yazı, Türkiye Derste eğitim ekibi tarafından ortaokul öğrencileri ve velilerine yönelik hazırlanmıştır. Yazıdaki bilgiler aşağıdaki hakemli bilimsel çalışmalara dayanmaktadır:
- Eccles, J. S. ve ark. (1993). Development during adolescence: The impact of stage-environment fit on young adolescents’ experiences in schools and in families. American Psychologist, 48(2), 90-101. Özete git
- Marrone, R. ve ark. (2024). The relationship between wellbeing and academic achievement. Journal of Learning Analytics, 11(3), 123-141. Makaleye git
- Dunlosky, J. ve ark. (2013). Improving students’ learning with effective learning techniques. Psychological Science in the Public Interest, 14(1), 4-58. Makaleye git
- von der Embse, N. ve ark. (2018). Test anxiety effects, predictors, and correlates: A 30-year meta-analytic review. Journal of Affective Disorders, 227, 483-493. Makaleye git
- Blackwell, L. S., Trzesniewski, K. H. ve Dweck, C. S. (2007). Implicit theories of intelligence predict achievement across an adolescent transition. Child Development, 78(1), 246-263. Makaleye git
- Hill, N. E. ve Tyson, D. F. (2009). Parental involvement in middle school: A meta-analytic assessment of the strategies that promote achievement. Developmental Psychology, 45(3), 740-763. Özete git
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Çocuğunuza özel bir değerlendirme için okulunuzun rehberlik servisine ya da bir uzmana danışabilirsiniz.
Bu yazı, velilerin ve eğitimcilerin ortaokul öğrencilerini notlarının ötesinde tanımasına yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.
