Kitabını açıyor, birkaç dakika sonra su içmeye gidiyor. Kalemle oynuyor, sonra odasını toplamaya başlıyor. Masaya oturması yarım saat, kalkması iki dakika sürüyor. Birçok ebeveyn için tanıdık bir tablo bu. Peki ders çalışırken dikkat dağınıklığı gösteren bir çocuğa nasıl yaklaşmak gerekir?
Bu durumda ilk akla gelen soru genellikle şudur: “Çocuğum neden dikkatini toparlayamıyor?” Oysa bundan önce sorulması gereken başka bir soru var: “Çocuğum ders çalışırken neden zorlanıyor?”
Çünkü masadan kalkmak, başka şeylerle ilgilenmek veya çalışmayı ertelemek her zaman bir dikkat sorununun işareti değildir. Bazen çocuk konuyu anlamadığı için zorlanır. Bazen görev gözünde çok büyüktür. Bazen yorgundur, bazen ortamda fazla uyaran vardır. Bazen de yanlış yapma korkusu, dersin kendisinden daha zorlayıcı hale gelmiştir.
Bu rehberde, davranışı değiştirmeye çalışmadan önce o davranışın nedenine bakmayı, görevleri küçültmeyi, çalışma ortamını birlikte düzenlemeyi, molayı planın parçası yapmayı ve sorumluluğu zaman içinde çocuğa devretmeyi adım adım ele alıyoruz. Amacımız çocuğu masada daha uzun süre tutmak değil, kendi öğrenme sürecini yönetebilen bir öğrenci olmasına yardımcı olmak.
İçindekiler
- Ders Çalışırken Dikkat Dağınıklığı mı, Zorlanma mı?
- Ders Çalışırken Dikkat Dağınıklığının Nedenini Bulmanın 5 Kontrol Noktası
- “İki Saat Ders Çalış” Yerine Görevi Küçültün
- Çalışma Ortamını Çocuğunuzla Birlikte Keşfedin
- Pasif Okuma Yerine Aktif Çalışma
- Molayı Planın Dışında Değil, İçinde Tutun
- “Dersini Yaptın mı?” Sorusunu Azaltın
- Sorumluluğu Adım Adım Çocuğa Devredin
- Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?
- Sonuç: Asıl Hedefi Doğru Belirleyin
- Sıkça Sorulan Sorular
Ders Çalışırken Dikkat Dağınıklığı mı, Zorlanma mı?
Çocuğunuz matematik sorularını çözerken sürekli masadan kalkıyorsa, “Dikkatini ver!” demek kolaydır. Ancak bir adım geriye çekilip düşünmekte fayda var.
Çocuk soruları gerçekten anlayabiliyor mu? Konuyla ilgili eksikleri var mı? Sorular onun için fazla mı zor? Çalışmaya nereden başlayacağını biliyor mu? Yoksa yanlış yapmaktan çekindiği için mi bırakıyor?
Bir çocuk matematikte zorlandığı için her birkaç dakikada bir masadan kalkıyorsa, sorun yalnızca dikkatini sürdürememesi olmayabilir. Ders çalışmak onun için zorlayıcı bir deneyime dönüşmüş olabilir. Bu durumda daha fazla “odaklan” demek yerine şu soruyu sormak daha anlamlı bir başlangıç olur:
“Ders çalışırken seni en çok zorlayan şey ne?”
Bu ayrımı yapmak neden önemli? Çünkü zorlanmadan kaynaklanan kaçınma davranışı ile gerçek bir dikkat güçlüğü farklı çözümler gerektirir. Birincisinde konu eksiğini kapatmak sorunu büyük ölçüde çözer. İkincisinde ise çalışma düzeninin ve ortamının yeniden kurgulanması gerekir.
Öte yandan yaşa uygun beklenti belirlemek de önemlidir. Sekiz yaşındaki bir çocuktan kırk beş dakika kesintisiz odaklanmasını beklemek gerçekçi değildir. Bu konuda çocuklarda dikkat süresinin yaşa göre nasıl geliştiğini anlatan yazımız, beklentilerinizi gerçekçi bir zemine oturtmanıza yardımcı olabilir.
Ders Çalışırken Dikkat Dağınıklığının Nedenini Bulmanın 5 Kontrol Noktası
Ders çalışırken dikkat dağınıklığı tek bir nedene bağlı değildir. Aynı çocuk, farklı derslerde ve farklı günlerde çok farklı bir tablo çizebilir. Bu nedenle çözüm aramadan önce kısa bir gözlem yapmak işinizi kolaylaştırır.

Aşağıdaki tablo, sık görülen davranışları olası nedenleriyle eşleştirir. Amaç kesin bir teşhis koymak değil, hangi yönde ilerleyeceğinizi görmektir.
| Gözlemlediğiniz davranış | Olası neden | Deneyebileceğiniz ilk adım |
|---|---|---|
| Yalnızca belirli bir derste dağılıyor | Konu eksiği veya kavram karışıklığı | Bir önceki konuya dönüp temel eksiği birlikte tarayın |
| Başlamakta zorlanıyor, başlayınca devam ediyor | Görev fazla büyük ve belirsiz | İlk adımı somutlaştırın: “Önce 5 soru çözelim” |
| İlk on dakikadan sonra dağılıyor | Yorgunluk veya yaşa göre uzun çalışma bloğu | Çalışma bloğunu kısaltın, mola saatini önceden belirleyin |
| Sürekli çevresindeki eşyalarla ilgileniyor | Ortamdaki uyaran fazlalığı | Masada yalnızca o derse ait materyalleri bırakın |
| Yanlış yaptığında çalışmayı bırakıyor | Başarısız olma kaygısı | Sonuç yerine çabayı ve süreci konuşun |
Bu gözlemi bir hafta boyunca yapmak genellikle yeterlidir. Hangi derste, günün hangi saatinde ve kaçıncı dakikada dağıldığını not almak, sonraki adımların tamamını daha isabetli hale getirir. Nedenlerin daha geniş bir listesi için ders çalışırken yaşanan odaklanma sorununun belirtileri ve nedenleri üzerine hazırladığımız yazıya da göz atabilirsiniz.
“İki Saat Ders Çalış” Yerine Görevi Küçültün
“İki saat otur ve ders çalış.” Bir yetişkin için anlaşılır bir cümledir. Ancak çocuk açısından oldukça belirsiz bir görevdir. Hangi dersten başlayacak? Ne kadar çalışacak? Ne zaman bitecek? Önce ne yapması gerekiyor?
Özellikle çalışma alışkanlığı henüz gelişmemiş bir çocuk için büyük ve belirsiz görevler başlamayı zorlaştırır. Bu nedenle görevi küçültmek, ders çalışırken dikkat dağınıklığını azaltmanın en hızlı sonuç veren adımlarından biridir.
| Belirsiz görev | Somut görev |
|---|---|
| “İki saat ders çalış.” | “Önce 10 matematik sorusunu tamamlayalım.” |
| “Fen konusunu çalış.” | “Bu sayfadaki konuyu okuyup bana kendi cümlelerinle anlat.” |
| “Biraz Türkçe yap.” | “Bir paragraf çalışması çözüp yanlışlarına birlikte bakalım.” |
| “Akşama kadar bitir.” | “Önce 20 dakika bu konuya odaklanalım, sonra kısa bir ara verelim.” |
Buradaki amaç çocuğu daha uzun süre masada tutmak değildir. Amaç, çalışmaya başlamayı ve başladığı işi tamamlamayı öğrenmesine yardımcı olmaktır. Tamamlanan her küçük görev, bir sonraki görev için motivasyon üretir.
Bununla birlikte, süre ile verimin aynı şey olmadığını hatırlamak gerekir. Masada geçen saat sayısı tek başına bir başarı ölçütü değildir. Bu konudaki dengeyi ders çalışma süresi mi yoksa verim mi daha önemli sorusunu ele aldığımız yazıda ayrıntılı olarak inceledik.
Çocuğunuza Uygun Bir Çalışma Planı Kuralım
Alanında deneyimli eğitmenlerimizle çocuğunuzun seviyesine ve temposuna uygun, uygulanabilir bir çalışma düzeni oluşturabiliriz.
Çalışma Ortamını Çocuğunuzla Birlikte Keşfedin
“Çocuk ders çalışırken mutlaka sessiz bir odada olmalı.” Bu da her çocuk için geçerli bir kural değildir. Bazı çocuklar tamamen sessiz bir ortamda daha rahat çalışırken, bazıları evin ortak alanlarında kendini daha iyi hisseder.
Bu nedenle hazır bir ideal çalışma ortamı kurgulamak yerine çocuğunuzu gözlemleyin. Ne zaman daha iyi çalışıyor? Masa üzerinde hangi eşyalar dikkatini dağıtıyor? Telefon veya tablet çalışma sırasında ne kadar etkili oluyor? Müzik onu rahatlatıyor mu, yoksa dikkatini mi dağıtıyor?

Müzik konusu ailelerin en çok tartıştığı başlıklardan biridir. Sözlü müzik çoğu çocukta okuduğunu anlamayı zorlaştırırken, hafif enstrümantal müzik bazı öğrencilerde ortam gürültüsünü maskeleyerek işe yarayabilir. Bu ikilemi ders çalışırken müzik dinlenir mi yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Pratikte üç düzenleme çoğu evde işe yarar. Çalışma alanında yalnızca o an ihtiyaç duyulan materyaller bulunur. Bildirimler kapatılır. Dikkat çekici ekranlar çalışma sırasında başka bir odaya alınır. Telefonun tamamen yasaklanması yerine ortak kural belirlemek daha sürdürülebilir bir çözümdür; bu konuda teknoloji kullanımını dengelemenin yolları yol gösterici olabilir.
Amaç çocuğun etrafındaki her uyaranı yok etmek değildir. Amaç, dikkatini yönetmesini kolaylaştıracak bir ortam oluşturmaktır. Ortam düzeni tek başına yeterli olmasa da, ders çalışırken dikkat dağınıklığı şikayetlerinin büyük bölümü bu ilk düzenlemeyle belirgin şekilde azalır.
Pasif Okuma Yerine Aktif Çalışma
Bazen ders çalışırken dikkat dağınıklığı olarak gördüğümüz şey, aslında yapılan çalışmanın çocuk için yeterince aktif olmamasından kaynaklanır. Aynı sayfayı üçüncü kez okuyan bir çocuğun zihni başka yere gider; çünkü zihin orada yeni bir iş yapmamaktadır.
Bu nedenle pasif tekrar yerine hatırlamaya dayalı çalışma yöntemleri tercih edilmelidir. Öğrenme araştırmaları, bilgiyi zaman içinde aralıklı olarak tekrar etmenin ve öğrenciyi aktif biçimde hatırlamaya zorlayan yöntemlerin kalıcılığı belirgin şekilde artırdığını göstermektedir (Roediger ve Karpicke, 2006; Dunlosky ve ark., 2013).
Evde kolayca uygulayabileceğiniz beş yöntem şunlardır:
- Kendi cümleleriyle anlatma: “Bana bunu kendi cümlelerinle anlatır mısın?” diye sorun.
- Kendine soru hazırlama: Konuyu okuduktan sonra üç soru yazmasını isteyin.
- Gerekçe açıklama: Çözdüğü sorunun neden doğru veya yanlış olduğunu anlatmasını sağlayın.
- Kapalı kitap tekrarı: Kitabı kapatıp hatırladıklarını yazmasını isteyin, sonra kontrol edin.
- Aralıklı tekrar: Bugün öğrendiği konuyu üç gün sonra kısaca tekrar ettirin.
Bu yöntemlerde çocuk yalnızca bilgiyi tekrar görmez. Hatırlamaya, açıklamaya ve kullanmaya çalışır. Zihin aktif olduğunda dağılma da doğal olarak azalır.
Molayı Planın Dışında Değil, İçinde Tutun
Mola düzeni, ders çalışırken dikkat dağınıklığı yaşayan çocuklarda en çok göz ardı edilen başlıktır. Ders çalışırken mola vermeyi bazen başarısızlık gibi görürüz. Oysa uzun süre aynı göreve devam etmek her zaman verimli çalışmak anlamına gelmez. Zihinsel yorgunluk arttıkça hata oranı yükselir ve dikkat kendiliğinden dağılmaya başlar.
Çocuk belirli bir çalışma bölümünü tamamladıktan sonra kısa bir mola verebilir. Ayağa kalkmak, su içmek, biraz hareket etmek veya birkaç dakika dinlenmek çalışmaya yeniden dönmesini kolaylaştırır.

Burada kritik nokta, molanın belirsiz bir kaçışa dönüşmemesidir. “Biraz telefona bakayım.” diyerek başlayan bir mola, yeniden derse dönmeyi zorlaştırır. Bu nedenle molanın ne zaman başlayacağı ve ne kadar süreceği önceden belirlenmelidir.
| Aşama | Süre | Ne yapılır? |
|---|---|---|
| Hazırlık | 3 dakika | Masa toplanır, o oturumda çözülecek görev yazılır |
| Çalışma bloğu | 20 dakika | Tek bir görev üzerinde çalışılır, telefon başka odadadır |
| Mola | 5 dakika | Ayağa kalkma, su içme, hafif hareket; ekran açılmaz |
| İkinci blok | 20 dakika | Aynı ders veya planlanan ikinci görev tamamlanır |
| Kapanış | 2 dakika | Tamamlananlar işaretlenir, kalan iş bir sonraki güne yazılır |
Bu akıştaki süreler ortalama değerlerdir ve çocuğun yaşına göre kısaltılabilir. Küçük yaş grubunda 20 dakikalık blok bile uzun gelebilir; böyle durumlarda 10 dakikayla başlayıp kademeli olarak artırmak daha doğrudur. Önemli olan şudur: mola, çalışma planının dışında değil, çalışma planının bir parçasıdır.
Bu düzenin kalıcı olması için günlük bir akışa oturması gerekir. Evde öğrenme rutinleri üzerine hazırladığımız yazı, haftalık bir düzen kurmak isteyen aileler için pratik bir çerçeve sunar.
“Dersini Yaptın mı?” Sorusunu Azaltın
Ders çalışırken dikkat dağınıklığının en az konuşulan nedeni ise ebeveyn tutumudur. Bazen çocuğun dikkatini dağıtan şey dersin kendisinden çok, sürekli kontrol edilme hissidir. “Dersini yaptın mı?”, “Odaklan.”, “Telefonu bırak.”, “Kaç soru çözdün?”, “Daha ne kadar çalışacaksın?”
Bu cümleler gün boyunca tekrarlandığında hem çocuk hem ebeveyn yorulur. Üstelik çocuk zamanla kendi çalışma sorumluluğunu almak yerine, ebeveyninin hatırlatmasını beklemeye başlar. Yani iyi niyetle kurulan cümleler, uzun vadede tam tersi bir sonuç üretebilir.
| Sık kurulan cümle | Daha işlevsel alternatifi |
|---|---|
| “Dersini yaptın mı?” | “Bugünkü planında neler vardı, hangisi kaldı?” |
| “Odaklansana.” | “Şu an seni zorlayan ne? Birlikte bakalım mı?” |
| “Kaç soru çözdün?” | “Hangi soruda takıldın, onu konuşalım mı?” |
| “Bir saat daha otur.” | “Bu bölümü bitirince mola verelim, sonra devam edersin.” |
| “Yine yapmamışsın.” | “Planın neresinde aksadı, yarın nasıl düzeltelim?” |
Sağdaki cümlelerin ortak özelliği şudur: hepsi çocuğu kendi planına ve kendi sürecine yönlendirir. Bu tarz sorular, çocuğun kendini savunma ihtiyacını azaltır ve konuşmayı bir denetime dönüştürmez. Veli tutumunun akademik sürece etkisini merak ediyorsanız eğitimde sık yapılan veli hatalarını ele aldığımız yazı da faydalı olacaktır.
Sorumluluğu Adım Adım Çocuğa Devredin
Çalışma planını başlangıçta birlikte oluşturup, uygulamayı mümkün olduğunca çocuğa bırakmak en işlevsel yaklaşımdır. Örneğin çocuk kendi günlük planını hazırlayabilir:
- Matematik: 10 soru
- Türkçe: 1 paragraf çalışması
- Fen: Konu tekrarı
- Çanta: Ertesi gün için hazırlık
Plan çocuğun el yazısıyla yazıldığında sahiplenme duygusu belirgin şekilde artar. Kendi belirlediği hedefe ulaşan çocuk, dışarıdan gelen bir talimatı yerine getirmiş olmaz; kendi verdiği sözü tutmuş olur. İçsel motivasyonun gelişimi de büyük ölçüde bu özerklik duygusuna bağlıdır (Deci ve Ryan, 2000).
Bu devir süreci bir günde tamamlanmaz. Önce planı birlikte yaparsınız, sonra çocuk plan yapar siz kontrol edersiniz, en sonunda kontrol de çocuğa geçer. Sorumluluk bilincinin nasıl kazandırılacağı konusunda çocuklara sorumluluk bilinci kazandırmak yazımızdaki adımlar bu geçişi kolaylaştırır.
Motivasyonun düştüğü dönemlerde ise baskıyı artırmak yerine hedefi küçültmek daha etkilidir. Çocuklarda ders çalışma motivasyonunu artırma yöntemleri bu dönemler için ek bir kaynak sunar.
Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?
Çocukların zaman zaman dikkatlerinin dağılması oldukça normaldir. Burada belirleyici olan tek bir günün gözlemi değildir. Önemli olan şudur: durum ne kadar uzun süredir devam ediyor, ne sıklıkta görülüyor, yalnızca ders çalışırken mi yoksa farklı ortamlarda da mı yaşanıyor ve okul ile günlük yaşamı ne ölçüde etkiliyor?
Önemli bilgi
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) değerlendirmesi yalnızca çocuğun ders başındaki davranışına bakılarak yapılmaz. Farklı ortamlardaki belirtiler ve çocuğun günlük işlevselliği birlikte değerlendirilir. Bu nedenle evde “dikkat eksikliği var” şeklinde bir etiket koymaktan kaçınmak gerekir.
Aşağıdaki durumlar uzun süredir devam ediyor ve birden fazla ortamda görülüyorsa, önce öğretmeniyle görüşmek, ardından gerekirse bir uzmandan değerlendirme almak daha doğru bir yaklaşımdır:
- Yaşına uygun görevlerde bile dikkatini çok kısa süre sürdürebilmesi.
- Başlanan işlerin neredeyse hiç tamamlanamaması.
- Yönergeleri takip etmekte sürekli zorlanması.
- Durumun okul başarısını ve sosyal ilişkileri belirgin biçimde etkilemesi.
Dikkat farklılıkları bir hastalık olarak değil, doğru destekle yönetilebilen bir gelişim alanı olarak ele alınmalıdır. Değerlendirme sürecinde kullanılan araçlardan biri hakkında bilgi almak isterseniz MOXO dikkat testi ve avantajları yazımız süreci anlamanıza yardımcı olabilir. Okul rehberlik servisiyle iletişim ve yönlendirme konusunda Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü kaynakları da başvurulabilir bir adrestir.
Sonuç: Asıl Hedefi Doğru Belirleyin
Bazen çocuğun çalışma sürecine o kadar çok odaklanırız ki hedefi yanlış belirleriz. Amaç yalnızca “bir saat boyunca masadan kalkmasın” olmamalıdır. Çünkü masada geçen süre, öğrenmenin kendisini garanti etmez.
Bunun yerine takip edilmesi gereken beceriler şunlardır:
- Çalışmaya kendi başına başlayabiliyor mu?
- Ne zaman zorlandığını fark edebiliyor mu?
- Yardım istemeyi biliyor mu?
- Çalışmasını küçük parçalara ayırabiliyor mu?
- Molasını yönetebiliyor mu?
- Tamamladığı işi takip edebiliyor mu?
Bu beceriler geliştikçe ders çalışırken dikkat dağınıklığı da kendiliğinden azalır. Bunlar zaman içinde gelişen çalışma becerileridir. Öğrencinin kendi öğrenme sürecini planlaması, izlemesi ve değerlendirmesi, akademik başarıyı en çok belirleyen etkenler arasında gösterilir (Zimmerman, 2002).
Çocuğun ders çalışırken sık sık kalkması, başka şeylerle ilgilenmesi veya çalışmayı ertelemesi karşısında ilk refleksimiz “daha fazla odaklanmalısın” demek olabilir. Ancak çoğu zaman çocuğun ihtiyacı daha fazla baskı değil, neden zorlandığını birlikte keşfetmektir.
Ve belki de ebeveyn olarak kendimize sorabileceğimiz en önemli soru şudur: “Çocuğumu masada daha uzun süre nasıl tutarım?” değil, “Çocuğumun kendi başına daha iyi çalışmayı öğrenmesine nasıl yardımcı olabilirim?”
Doğru Destekle Çalışma Becerisi Gelişir
Çocuğunuza özel bir çalışma planı, birebir destek ve düzenli takip için Türkiye Derste ekibiyle tanışın.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğum ders çalışırken sürekli masadan kalkıyor, bu normal mi?
Zaman zaman kalkmak her çocukta görülebilir. Asıl bakılması gereken, bu davranışın ne sıklıkta ve ne kadar süredir devam ettiğidir. Yalnızca belirli bir derste yaşanıyorsa çoğu zaman konu eksiği veya zorlanma söz konusudur. Her derste ve her ortamda yaşanıyorsa daha kapsamlı bir değerlendirme gerekebilir.
Ders çalışırken dikkat dağınıklığı için ilk olarak ne yapmalıyım?
İlk adım çözüm uygulamak değil, gözlem yapmaktır. Bir hafta boyunca çocuğunuzun hangi derste, günün hangi saatinde ve kaçıncı dakikada dağıldığını not alın. Ardından görevi küçültmek, masayı sadeleştirmek ve mola saatini önceden belirlemek gibi tek tek adımlarla ilerleyin.
Çocuğa kaç dakikada bir mola verdirmeliyim?
İlkokul öğrencileri için 10 ila 20 dakikalık çalışma bloklarının ardından 5 dakikalık molalar genellikle uygundur. Ortaokul ve lise öğrencilerinde blok süresi 25 ila 40 dakikaya çıkabilir. Molanın süresini önceden belirlemek ve mola sırasında ekran açmamak, dönüşte odaklanmayı kolaylaştırır.
Ders çalışırken müzik dinlemek dikkati dağıtır mı?
Bu, çocuğa ve göreve göre değişir. Sözlü müzik, okuma ve anlama gerektiren görevlerde çoğu öğrencide performansı düşürür. Hafif enstrümantal müzik ise gürültülü ortamlarda bazı öğrenciler için yardımcı olabilir. En doğrusu iki durumu da deneyip sonucu birlikte değerlendirmektir.
Çocuğum sadece sevmediği derslerde dağılıyor, ne yapmalıyım?
Bu durum genellikle dikkat sorunundan çok zorlanmaya işaret eder. O dersteki temel eksiği bulup kapatmak, çoğu zaman dağılma davranışını da azaltır. Ayrıca o derse kısa ve kolay bir görevle başlamak, başlama direncini düşürür.
Çocuğuma sürekli “ders çalış” demeyi nasıl bırakabilirim?
Hatırlatmayı azaltmanın yolu, planı çocuğun kendisinin yazmasından geçer. Günlük plan birlikte oluşturulup çocuğun el yazısıyla yazıldığında takip sorumluluğu da ona geçer. Gün sonunda plan üzerinden kısa bir değerlendirme yapmak, gün boyunca tekrarlanan hatırlatmaların yerini alır.
Dikkat dağınıklığı DEHB belirtisi olabilir mi?
Olabilir, ancak tek başına ders başındaki davranış bir değerlendirme için yeterli değildir. DEHB değerlendirmesinde belirtilerin birden fazla ortamda görülmesi ve günlük işlevselliği etkilemesi aranır. Şüphe duyuyorsanız önce okul rehberlik servisiyle görüşmek, ardından uygun bir uzmandan destek almak doğru sıralamadır.
Bu içerik, ders çalışırken dikkat dağınıklığı yaşayan çocukların ailelerine pratik ve uygulanabilir bir yol haritası sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Buradaki öneriler genel bilgilendirme amaçlıdır ve bir uzman değerlendirmesinin yerine geçmez.
Kaynaklar ve Yöntem
Bu içerik, eğitim psikolojisi ve öğrenme bilimleri alanındaki yerleşik kaynaklar ile Türkiye’deki resmi eğitim kurumlarının yayınları temel alınarak hazırlanmıştır. Metinde yer alan süre aralıkları, alanda yaygın olarak kullanılan ortalama değerlere dayanır ve her çocuk için birebir geçerli kabul edilmemelidir.
- Roediger, H. L. ve Karpicke, J. D. (2006). Test Enhanced Learning. Psychological Science, 17(3), 249-255.
- Dunlosky, J. ve ark. (2013). Improving Students’ Learning With Effective Learning Techniques. Psychological Science in the Public Interest, 14(1), 4-58.
- Zimmerman, B. J. (2002). Becoming a Self-Regulated Learner. Theory Into Practice, 41(2), 64-70.
- Deci, E. L. ve Ryan, R. M. (2000). Self-Determination Theory. Psychological Inquiry, 11(4), 227-268.
- Yavuzer, H. (2022). Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitabevi.
- MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü yayınları (orgm.meb.gov.tr).
