Yeni eğitim-öğretim yılı başladı. Dersler, ödevler, yazılılar ve okul rutini yeniden evin gündemine yerleşti. Bu dönemde velilerin en çok merak ettiği konu, çocuğun eğitim süreci içinde gerçekte neler olup bittiği.
Çocuğum derslerini takip ediyor mu? Yeterince çalışıyor mu? Notları nasıl olacak? Bir sorun varsa bunu zamanında fark edebilecek miyim?
Bu soruların hepsi yerinde. Ancak işin özü, çocuğun yerine süreci yönetmek değil, onun kendi öğrenme sürecini yönetebilmesine destek olmaktır. Rehberlik açısından baktığımızda eğitim yalnızca notlardan ve sınav sonuçlarından oluşmaz. Motivasyon, çalışma alışkanlıkları, öz düzenleme becerileri, sorumluluk alma düzeyi ve duygusal iyi oluş da sürecin ayrılmaz parçalarıdır.
Bu yazıda notlara değil sürece bakmanızı sağlayacak soruları, evde uygulanabilecek basit bir üstbiliş rutinini, not düşüşlerini doğru okumanın yollarını ve haftada yalnızca 15 dakika süren bir takip sistemini adım adım bulacaksınız.
Çocuğun Eğitim Süreci Neden Sadece Notlardan İbaret Değildir?
Karne ve sınav sonuçları, çocuğun eğitim süreci hakkında önemli bir fikir verir. Yine de bir not, yalnızca o günün fotoğrafıdır. Fotoğrafın arkasında çocuğun nasıl çalıştığı, neyi anlamakta zorlandığı, derse karşı ne hissettiği ve hatalarıyla nasıl başa çıktığı gibi çok daha belirleyici bilgiler durur.
Rehberlik yaklaşımı bu nedenle öğrenciye bütüncül bakar. Aşağıdaki tablo, takip ederken dikkat edebileceğiniz beş boyutu ve bunların evde nasıl gözlemlenebileceğini özetliyor.
| Boyut | Ne anlama gelir? | Evde nasıl fark edilir? |
|---|---|---|
| Akademik gelişim | Konuları anlama ve kazanımları edinme düzeyi | Öğrendiği konuyu size kendi cümleleriyle anlatabiliyor mu? |
| Motivasyon | Öğrenmeye duyulan istek ve merak | Derse başlamak için sürekli hatırlatma mı bekliyor, kendiliğinden mi başlıyor? |
| Çalışma alışkanlığı | Düzenli ve planlı çalışma rutini | Haftanın belirli günlerinde benzer saatlerde çalışıyor mu? |
| Öz düzenleme | Kendi öğrenmesini planlama, izleme ve değerlendirme becerisi | Zorlandığında pes etmek yerine yöntem değiştirmeyi deniyor mu? |
| Duygusal iyi oluş | Okula ve derslere dair genel ruh hali | Okuldan dönünce konuşmaya istekli mi, uykusu ve iştahı düzenli mi? |
Bu boyutlar birbirini besler. Örneğin kaygı düzeyi yükselen bir öğrencinin motivasyonu ve dikkati de etkilenebilir. Duygusal durumun derslere yansımasını merak ediyorsanız duygusal iyi oluş ile akademik başarı arasındaki ilişkiyi ele aldığımız yazıya göz atabilirsiniz.
Notlara Değil Sürece Bakın: “Kaç Aldın?” Yerine Ne Sormalı?
Okuldan dönen çocuğa sorulan ilk soru çoğu zaman “Kaç aldın?” olur. Bu soru masum görünse de sürekli tekrarlandığında çocuğa şu mesajı verebilir: Önemli olan öğrenmek değil, sonuç. Zamanla öğrenci, öğrenmeyi sınav puanına indirgemeye başlayabilir.
Bunun yerine sürece dair sorular, çocuğa yalnızca performansının değil, öğrenme yolculuğunun da önemsendiğini hissettirir. Aşağıdaki dönüşüm tablosu, gündelik sohbetlere kolayca taşınabilecek örnekler içeriyor.
| Sonuç odaklı soru | Süreç odaklı alternatif |
|---|---|
| Kaç aldın? | Bu hafta hangi konuları öğrendin? |
| Neden bu kadar düşük? | Hangi derste zorlandın? |
| Ödevini bitirdin mi? | Çalışırken seni en çok zorlayan şey ne oldu? |
| Yine mi anlamadın? | Bir konuyu anlamadığında genelde ne yapıyorsun? |
| Çalıştın mı? | Çalışma planına ne kadar uyabildin? |
Bu soruların amacı çocuğu sorgulamak değil, düşünmeye davet etmektir. Cevap kısa olsa bile ısrarcı olmamak önemlidir. Bazı çocuklar akşam yemeğinde, bazıları yatmadan önce daha rahat konuşur. Bu nedenle sohbet için doğru anı yakalamak, doğru soruyu sormak kadar değerlidir.
Çocuğunuzun Yerine Çalışmayın, Çalışmayı Öğrenmesine Yardım Edin
Çocuğun eğitim süreci içinde ebeveynin rolü zaman zaman yanlış anlaşılabiliyor. Ödevi satır satır kontrol etmek, ders boyunca başında beklemek ya da anlamadığı her soruyu onun yerine çözmek kısa vadede işe yarıyor gibi görünür. Uzun vadede ise öğrencinin bağımsız çalışma becerisini geliştirmesini zorlaştırabilir.
Araştırmalar da bu gözlemi destekliyor. İngiltere merkezli Education Endowment Foundation (EEF) kurumunun ebeveyn katılımı üzerine derlediği kanıtlara göre, velilerin öğrenmeye katılımı ortalamada yaklaşık 4 aylık ek ilerleme ile ilişkilidir. Öte yandan aynı değerlendirme, velileri doğrudan ödeve dahil etmeyi hedefleyen uygulamaların genellikle başarı artışıyla ilişkilendirilmediğini de vurgular.
Etkili olan, velinin çocuğun hedef belirlemesine, plan yapmasına, zamanını, emeğini ve duygularını yönetmesine destek olmasıdır. Kısacası veli, öğretmenin yerini almak yerine öğrenmeye elverişli bir ortam kuran ve çocuğu çözümün içine dahil eden kişi olduğunda daha işlevsel bir rol üstlenir.
Cümleyi Değiştirin, Rolü Değiştirin
Küçük bir dil değişikliği, çocuğun sürece bakışını büyük ölçüde değiştirebilir. İşte birkaç örnek:
- “Hadi ödevini yap.” yerine “Bugün yapman gerekenleri birlikte planlamak ister misin?”
- “Bu soruyu nasıl yapamadın?” yerine “Sence burada seni zorlayan kısım neresi?”
- “Dur, ben sana anlatayım.” yerine “Önce sen nasıl düşündüğünü anlat, sonra birlikte bakalım.”
- “Hepsini bitirmeden kalkma.” yerine “Hangi kısmı şimdi, hangisini moladan sonra yapmak istersin?”
Bu cümleler çocuğa sorumluluk verir ve ona güvendiğinizi gösterir. Sorumluluğun yaşa göre adım adım nasıl kazandırılabileceğini çocuklara sorumluluk bilinci kazandırmak üzerine hazırladığımız yazıda bulabilirsiniz.
“Çalıştın mı?” Yerine “Nasıl Çalıştın?”: Üstbiliş ve Öz Düzenleme
Başarılı öğrenmenin temel taşlarından biri üstbiliş (kişinin kendi düşünme ve öğrenme sürecinin farkında olması) ve öz düzenleme (öğrenmesini planlayıp yönlendirebilmesi) becerileridir. Öğrencinin çalışmadan önce plan yapması, çalışırken kendini izlemesi ve sonunda neyin işe yarayıp neyin yaramadığını değerlendirmesi bu becerilerin özünü oluşturur.
EEF’in Kasım 2025’te ikinci baskısını yayımladığı Üstbiliş ve Öz Düzenlemeli Öğrenme rehber raporu, bu planlama, izleme ve değerlendirme döngüsünün öğrencilere açıkça öğretilmesini öneriyor. Kurumun öğretme ve öğrenme araç setinde ise üstbiliş ve öz düzenleme yaklaşımlarının ortalamada yaklaşık 8 aylık ek ilerleme ile ilişkili olduğu ve etkinin ilkokuldan liseye farklı yaş gruplarında benzer seyrettiği belirtiliyor.
İyi haber şu: Bu döngüyü evde kurmak için özel bir eğitim ya da materyal gerekmiyor. Çocuğun eğitim süreci içinde her gün sorulabilecek üç kısa soru yeterli.

Çalışmadan Önce: Planlama
“Bugün ne çalışacaksın ve ne kadar sürede tamamlamayı düşünüyorsun?” Bu soru, çocuğun hedefini somutlaştırmasına yardım eder. Hedef küçük ve ölçülebilir olduğunda başlamak da kolaylaşır. “Matematik çalışacağım” yerine “kesirlerle ilgili 15 soru çözeceğim” gibi bir cümle, planı gerçekçi kılar.
Çalışırken: İzleme
“Şu ana kadar nasıl gidiyor? Bir şeyi değiştirmene gerek var mı?” Bu soruyu çalışmanın ortasında, kısa bir mola sırasında sorabilirsiniz. Amaç denetlemek değil, çocuğun kendi durumunu fark etmesini sağlamaktır. Zamanla bu soruyu sizin yerinize kendisi sormaya başlar.
Çalıştıktan Sonra: Değerlendirme
“Bugünkü çalışmanda ne işe yaradı? Bir dahaki sefere neyi farklı yapabilirsin?” Değerlendirme aşaması çoğu zaman atlanır. Oysa öğrenmenin kalıcı hale geldiği yer burasıdır. Böylece çocuk yalnızca ders çalışan değil, nasıl öğrendiğini fark eden bir öğrenci olmaya başlar.
Yaşa Göre Üstbiliş Soruları
Soruların dili, çocuğun gelişim dönemine uygun olmalıdır. Aşağıdaki tablo her kademe için bir başlangıç noktası sunuyor.
| Aşama | İlkokul | Ortaokul | Lise |
|---|---|---|---|
| Planlama | Bugün hangi ödevle başlamak istersin? | Bugünkü hedefin ne, kaç dakika ayırmayı düşünüyorsun? | Bu hafta hangi konular öncelikli, neden? |
| İzleme | Zorlandığın bir yer oldu mu? | Planına uyabiliyor musun, bir şey değişti mi? | Yöntemin işe yarıyor mu, verim düştüğünde ne yapıyorsun? |
| Değerlendirme | Bugün en çok neyi sevdin? | Bir sonraki çalışmada neyi farklı yaparsın? | Hangi strateji en iyi sonucu verdi, neyi bırakmalısın? |
Çalışma süresinden çok verimin önemli olduğunu da unutmayın. Bu konuyu ders çalışma süresi mi, verim mi sorusunu ele aldığımız yazıda ayrıntılı olarak inceledik.
Her Düşüş Başarısızlık Değildir: Not Düşüşünü Doğru Okumak
Çocuğun eğitim süreci boyunca ders başarısında dönem dönem inişler yaşanması son derece doğaldır. Bir sınavdan düşük not almak, tek başına öğrencinin başarısız olduğu anlamına gelmez. Burada önemli olan, düşüşün sürekli olup olmadığını ve arkasındaki nedeni anlamaya çalışmaktır.
Çünkü aynı düşük notun arkasında birbirinden tamamen farklı nedenler bulunabilir. Dolayısıyla çözüm de her öğrenci için aynı olmayacaktır. Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan nedenleri ve atılabilecek ilk adımları bir arada gösteriyor.
| Olası neden | Dikkat edilebilecek işaret | Atılabilecek ilk adım |
|---|---|---|
| Belirli bir derste zorlanma | Düşüş tek bir derste yoğunlaşıyor | Öğretmenden konu ve kazanım bazlı geri bildirim isteyin |
| Konu eksikliği | Önceki yılın konularına dayanan sorularda takılıyor | Eksik konuları listeleyip kısa bir tekrar planı yapın |
| Etkisiz çalışma yöntemi | Uzun süre çalışmasına rağmen sonuç değişmiyor | Yalnızca okumak yerine soru çözme ve kendini sınama gibi aktif yöntemler deneyin |
| Dikkati sürdürmekte güçlük | Ödeve başlıyor ama kısa sürede dağılıyor | Çalışma bloklarını kısaltın, dikkat dağıtıcıları azaltın |
| Sınav kaygısı | Evde yapabildiği soruları sınavda yapamıyor | Kaygıyı konuşun, gerekirse uzman desteği alın |
| Uyku ve günlük düzen değişikliği | Sabahları zor uyanıyor, gün içinde yorgun görünüyor | Ekran ve uyku saatlerini birlikte yeniden düzenleyin |
| Motivasyon ya da okula yönelik tutum farkı | Okuldan söz etmekten kaçınıyor | Yargılamadan dinleyin, öğretmenle görüşün |
Bu sorulara bakmak, yalnızca “notu düştü” demekten çok daha anlamlı bir değerlendirme sağlar. Dikkatle ilgili ipuçları için ders çalışırken odaklanma sorunu ve yaşa göre dikkat süresi yazılarımıza, sınav öncesi gerginlik için ise sınav kaygısı yönetimi rehberimize başvurabilirsiniz.
Bazı çocuklar ise okuma, yazma ya da matematik gibi alanlarda yaşıtlarından farklı bir öğrenme hızına ve biçimine sahip olabilir. Bu bir eksiklik değil, bir öğrenme farklılığıdır. Böyle bir durumdan şüphelendiğinizde okul rehberlik servisiyle görüşmek ve gerekirse uzman değerlendirmesi almak, doğru desteği planlamanın ilk adımıdır.
Haftada 15 Dakika: Çocuğun Eğitim Süreci İçin Haftalık Takip Sistemi
Çocuğun eğitim süreci takip edilirken her gün saatlerce ders kontrolü yapmanıza gerek yok. Haftada bir kez yapılan 10-15 dakikalık kısa bir değerlendirme, yeterli ve sürdürülebilir bir başlangıç olabilir. Günlük kısa sohbetler için önerilerimizi evde öğrenme rutinleri yazısında paylaşmıştık. Haftalık takip ise bu sohbetlerin üzerine kurulan, daha geniş açılı bir değerlendirmedir.
Dört Soruluk Haftalık Değerlendirme
Haftanın aynı gününde, örneğin pazar akşamı, birlikte şu dört soruyu konuşabilirsiniz:
- Bu hafta neleri tamamladım?
- Nerede zorlandım?
- Bana ne yardımcı oldu?
- Gelecek hafta neyi değiştirmek istiyorum?
Soruların birinci tekil şahısla yazılmış olması bilinçli bir tercih. Değerlendirmeyi yapan veli değil, çocuğun kendisidir. Veli ise dinleyen, not alan ve gerektiğinde ipucu veren kişidir.
Örnek Haftalık Takip Tablosu
Konuşulanları bir deftere ya da buzdolabına asılacak basit bir tabloya yazmak, haftalar arasındaki değişimi görmeyi kolaylaştırır. Aşağıda ortaokul öğrencisi bir çocuk için örnek bir hafta yer alıyor.
| Soru | Çocuğun cevabı (örnek) | Gelecek haftaya not |
|---|---|---|
| Neleri tamamladım? | Fen ödevini ve iki konu testini bitirdim | Aynı düzen devam etsin |
| Nerede zorlandım? | Türkçede paragraf soruları çok uzun sürdü | Her gün 5 paragraf sorusu |
| Bana ne yardımcı oldu? | Çalışırken telefonu başka odaya koymak | Bunu kural haline getir |
| Neyi değiştirmek istiyorum? | Matematiğe akşam yerine okuldan hemen sonra başlamak | Bir hafta denenecek |

Görüşmeyi Sorguya Dönüştürmemek İçin
Bu görüşmenin amacı çocuğun eksiklerini bulmak değil, kendi öğrenmesini değerlendirmesine yardımcı olmaktır. Birkaç basit kural süreci kolaylaştırır:
- Görüşmeyi kısa tutun ve her hafta aynı gün, aynı saatte yapın.
- Önce iyi giden şeylerle başlayın, küçük ilerlemeleri de fark edin.
- Kardeşler ya da arkadaşlarla kıyaslama yapmaktan kaçının.
- Çözümü siz söylemeden önce çocuğun kendi önerisini dinleyin.
- Görüşmeyi ceza ya da ödül pazarlığına dönüştürmeyin.
Kıyaslamanın çocuk üzerindeki etkilerini çocuklarda kıyaslama başlıklı yazımızda ele aldık. Motivasyonu destekleyen diğer yaklaşımlar için de ders çalışma motivasyonunu artırmanın yolları yazımıza göz atabilirsiniz.
Çocuğunuzun öğrenme sürecinde yalnız değilsiniz
Türkiye Derste’nin uzman eğitmenleri ve rehberlik ekibi, çocuğunuzun güçlü yanlarını ve desteklenmesi gereken alanlarını birlikte belirlemenize yardımcı olur. Formu doldurun, size uygun programı birlikte planlayalım.
Öğretmen ve Rehberlik Servisiyle İş Birliği Kurun
Çocuğun eğitim süreci yalnızca evden gözlemlenemez. Öğretmenlerin sınıf içindeki gözlemleri, öğrencinin akademik ve sosyal davranışları hakkında evde göremeyeceğiniz önemli bilgiler sunar. e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi (VBS), notları ve devamsızlığı görmek için pratik bir araçtır. Yine de rakamların anlattığı hikayeyi tamamlamak için öğretmenle kurulan doğrudan iletişim vazgeçilmezdir.
Ders başarısında ya da okula uyumda belirgin bir değişiklik fark ettiğinizde öğretmen, veli ve gerektiğinde okul rehberlik servisi arasında kurulacak iş birliği, durumun daha bütüncül değerlendirilmesini sağlar.
Ne Zaman İletişime Geçmeli?
- Notlarda iki üç sınav boyunca süren belirgin bir düşüş varsa
- Çocuk okula gitmek istemediğini sık sık dile getiriyorsa
- Uyku, iştah ya da ruh halinde uzun süren değişiklikler gözlemliyorsanız
- Arkadaş ilişkilerinde sorun yaşadığını düşünüyorsanız
- Ödevlerde sürekli “yapamıyorum” diyerek pes ediyorsa
Veli Görüşmesine Hazırlanırken
Görüşmeden en iyi verimi almak için önceden birkaç not hazırlamak işe yarar. Evde gözlemlediklerinizi somut örneklerle anlatın. Öğretmene çocuğunuzun sınıf içindeki katılımını ve arkadaş ilişkilerini sorun. Görüşmenin sonunda da ev ve okulun birlikte atacağı bir iki küçük adım üzerinde anlaşın.
Rehberlik yaklaşımında öğrencinin akademik, sosyal-duygusal ve gelişimsel ihtiyaçlarına birlikte bakılması önem taşır. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı’nın Mart 2026’da MEBİ platformunda hayata geçirdiği rehberlik modülü de ders çalışma yöntemleri ve zaman yönetiminden stres yönetimine kadar öğrencilerin akademik ve sosyal-duygusal gelişimini birlikte desteklemeyi amaçlıyor.

Okul dışında da destek almak isteyen aileler için psikolojik destek ve danışmanlık ile eğitim koçluğu hizmetlerimiz, öğrencinin duygusal ve akademik ihtiyaçlarını birlikte ele alacak şekilde planlanıyor.
Çocuğun Eğitim Süreci İçin Yıl Boyu Takip Takvimi
Takibin yoğunluğu yıl boyunca aynı kalmak zorunda değil. Dönemin farklı evreleri farklı odaklar gerektirir. Aşağıdaki takvim, çocuğun eğitim süreci boyunca hangi dönemde neye ağırlık verebileceğinizi gösteriyor.
| Dönem | Odak | Veliye öneri |
|---|---|---|
| İlk haftalar | Uyum ve rutin | Uyku, okul ve çalışma saatlerini oturtun, haftalık değerlendirmeyi başlatın |
| İlk yazılılar öncesi | Planlama | Sınav tarihlerini birlikte bir takvime işleyin, tekrarları haftalara yayın |
| İlk yazılılar sonrası | Değerlendirme | Notu değil nedeni konuşun, gerekirse öğretmenle görüşün |
| Karne dönemi | Bütüncül bakış | Karneyi bir gelişim raporu gibi okuyun, çabayı takdir edin |
| Yarıyıl tatili | Dinlenme ve kısa tekrar | Eksik konular için hafif bir plan yapın, dinlenmeye de alan bırakın |
Karne günü yaklaştığında karne gününde çocuğa nasıl davranılmalı sorusunun cevabını veren yazımız da işinize yarayabilir.
Peki Veli Olarak Bu Yıl Neye Odaklanmalıyız?
Çocuğun eğitim süreci boyunca kendinize şu cümleyi hatırlatabilirsiniz:
“Ben çocuğumun yerine öğrenemem. Ama onun nasıl öğreneceğini keşfetmesine eşlik edebilirim.”
Bunun için bu yıl şu yedi ilkeyi rehber edinebilirsiniz:
Veliler için 7 ilke
📌 Notlardan önce öğrenme sürecini konuşun.
📌 Çocuğunuzun yerine ödev yapmayın, çözüm üretmesine alan açın.
📌 Düzenli ama baskı oluşturmayan bir takip sistemi kurun.
📌 Küçük ilerlemeleri de fark edin.
📌 Zorlandığı noktayı anlamadan hemen çözüm üretmeye çalışmayın.
📌 Gerektiğinde öğretmen ve rehberlik servisiyle iletişim kurun.
📌 Başarıyı yalnızca sınav sonucu üzerinden değerlendirmeyin.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğun eğitim süreci nasıl takip edilir?
Sağlıklı bir takip yalnızca notlara bakmakla yapılmaz. Çocuğun nasıl çalıştığı, motivasyonu, çalışma alışkanlığı ve duygusal durumu da izlenmelidir. Haftada bir yapılan 10-15 dakikalık değerlendirme sohbeti, öğretmenle düzenli iletişim ve e-Okul VBS üzerinden not takibi birlikte kullanıldığında çocuğun eğitim süreci bütüncül olarak görülebilir.
Veli çocuğun ödevine ne kadar yardım etmeli?
Ödevi çocuğun yerine yapmak ya da her soruyu birlikte çözmek önerilmez. Veli çalışma planını çocukla birlikte kurabilir, çocuk takıldığında yönlendirici sorular sorabilir ve ödevin bitip bitmediğinden çok nasıl yapıldığıyla ilgilenebilir. Böylece çocuğun eğitim süreci boyunca bağımsız çalışma becerisi gelişir.
Notları düşen çocuğa nasıl davranılmalı?
Önce sakin kalmak ve düşüşün nedenini anlamaya çalışmak gerekir. Düşüş tek bir derste mi yoksa tüm derslerde mi, konu eksikliği mi, sınav kaygısı mı, uyku düzeni mi etkili, bunları çocukla ve öğretmenle birlikte konuşmak doğru çözümü bulmayı kolaylaştırır. Suçlayıcı bir dil yerine anlamaya yönelik sorular tercih edilmelidir.
Üstbiliş nedir, evde nasıl desteklenir?
Üstbiliş, kişinin kendi düşünme ve öğrenme sürecinin farkında olması ve bu süreci yönetebilmesidir. Evde çalışmadan önce planlama, çalışırken kontrol ve çalıştıktan sonra değerlendirme soruları sorarak bu beceri kolayca desteklenebilir. Zamanla çocuk bu soruları kendi kendine sormaya başlar.
Rehberlik servisiyle ne zaman görüşmeliyim?
Notlarda birkaç sınav boyunca süren belirgin bir düşüş, okula gitmek istememe, uzun süren ruh hali değişiklikleri veya arkadaş ilişkilerinde sorunlar fark ettiğinizde okul rehberlik servisiyle görüşmek faydalı olur. Görüşme için bir sorunun büyümesini beklemenize gerek yoktur, erken iletişim her zaman avantajdır.
Haftalık takip görüşmesi ne kadar sürmeli?
Çoğu aile için 10-15 dakika yeterlidir. Önemli olan sürenin uzunluğu değil, görüşmenin her hafta aynı gün ve saatte düzenli yapılması ve bir sorguya dönüşmemesidir. Görüşmede konuşan taraf çocuk, dinleyen ve not alan taraf veli olmalıdır.
Sonuç: Öğrenmeyi Öğrenen Bir Çocuk
Unutmayalım ki çocuğun eğitim süreci, maraton gibi sürekli aynı hızda ilerleyen düz bir yol değildir. Bazı haftalar daha kolay, bazı haftalar daha yorucu geçebilir. Önemli olan, iniş ve çıkışların içinde çocuğun kendi yolunu bulmasına eşlik edebilmektir.
Buradaki amaç çocuğun her zaman yüksek performans göstermesini sağlamak değil, kendi öğrenmesini tanıyan, sorumluluk alabilen, zorlandığında yardım isteyebilen ve zamanla daha bağımsız hale gelen bir öğrenci olmasına destek olmaktır.
Çünkü iyi bir eğitim takibi yalnızca “Çocuğum ne kadar başarılı?” sorusuna değil, “Çocuğum öğrenmeyi nasıl öğreniyor?” sorusuna da bakabilmektir.
Çocuğunuz için doğru yol haritasını birlikte çizelim
Küçük gruplarda canlı dersler, bireysel eğitim koçluğu ve rehberlik desteğiyle çocuğunuzun eğitim yılını planlı ve sakin bir şekilde geçirmesine yardımcı oluyoruz.
Kaynakça
- Education Endowment Foundation (EEF). Metacognition and Self-Regulated Learning: Guidance Report. 2nd ed., 2025.
- Education Endowment Foundation (EEF). Metacognition and Self-Regulation: Teaching and Learning Toolkit.
- Education Endowment Foundation (EEF). Parental Engagement: Teaching and Learning Toolkit.
- Milli Eğitim Bakanlığı. MEBİ’de Öğrencilerin Akademik ve Sosyal Gelişimine Rehberlik Eden Modül Hayata Geçirildi. 2026.
Bu yazı, velilerin yeni eğitim yılında çocuklarının öğrenme sürecine baskı kurmadan eşlik edebilmeleri için bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Çocuğunuza özgü durumlarda okul rehberlik servisinden veya bir uzmandan destek almanız önerilir.
